"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

Yıldız:Toplumsal bir su bilincine sahip olmamız gerekiyor

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA SU denildiğinde hepimizin aklına “yaşam” gelir. Yaşamın devamlı olması için suya ihtiyacımız olduğu kadar, suyun devamlılığı için de su kaynaklarının verimli kullanılması gerekiyor.

Toplumsal bir su bilincine sahip olmamız gerekiyor
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA   SU denildiğinde hepimizin aklına “yaşam” gelir. Yaşamın devamlı olması için suya ihtiyacımız olduğu kadar, suyun devamlılığı için de su kaynaklarının verimli kullanılması gerekiyor. Bulaşık yıkarken, tıraş olurken veya diş fırçalarken göz ardı ettiğimiz su, aslında bütüncül bir toplumsal su politikasını tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hak ediyor. Askerliğini yapanlar bilir, lavabolarda muslukların üzerinde “lüzumsuzsa kapat” gibi bir uyarı vardır. Bu uyarı ile ülkenin varlıklarına sahip çıkılması öğütlenir. Askeriyenin toplumumuzun küçük bir kısmı olduğu düşünüldüğünde ise, bu israftan kaçınmayı telkin eden su bilincinin hayatın her alanında kullanılması gerekiyor. Bu anlamda bilgi almak ve ülke olarak suya ne derece önem verdiğimizi öğrenmek adına Su Politikaları Derneği (SPD) Başkanı ve aynı zamanda Su Politikaları Uzmanı olan Dursun Yıldız ile bir röportaj yaptık. “Su” konusunu enine boyuna konuştuğumuz röportajımız şu şekilde: - Zafer Gazetesi: SPD olarak faaliyetlerinizden bahseder misiniz? - Dursun Yıldız: Su politikaları Derneği 2015 yılında kurulmuş olan kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Merkezi Ankara’da olan derneğimizin temel amacı su, enerji gıda ve çevre alanlarda “Bilgiye Dayalı Analiz “ler yapıp bu alandaki bilimsel ilerlemeye ve farkındalığın artmasına katkıda bulunmaktır. Derneğimize bağlı 4 merkez bulunmakta olup bu merkezlerde; eğitim, yayın, uygulamalı araştırma, proje, müşavirlik ve uluslararası merkezlerle ilişkiler gibi alanlarda yenilikçi çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda derneğimizin faaliyetleri su kullanıcıları, akademik çevre, sivil toplum üyeleri arasında su kaynakları yönetimi ve su sorunlarının çözümü konusunda diyalog ve işbirliğini sağlayacak çalışmalar yapmaktır. Buna ek olarak; toplumun bilinç düzeyini ve farkındalığını arttırıcı anket, seminer, konferans ve makale çalışmaları yapmak, alanında uzmanların davet edildiği yuvarlak masa toplantıları yapmak ve sonuçları özet raporlar olarak yayınlamak, uluslararası ve ulusal konferans ve seminerler düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapan merkezlerle uluslararası ilişkiler geliştirmek, bilgi alışverişinde bulunmak ve ortak projeler geliştirmek derneğimizin kapsamlı faaliyetleri arasındadır. Derneğimizin nihai hedefi kısa zaman içinde uluslararası nitelikte bir Su Enstitüsü olmaktır. Bir diğer deyişle nihai hedefimiz yerel, bölgesel ve küresel su politikaları ile su, enerji gıda ve çevre bağlantısı konusunda bilimsel yenilikçi, katılımcı, yönlendirici çalışmalar gerçekleştiren uluslararası bir bilgi ve eğitim merkezi olmaktır. - Zafer Gazetesi: Su kıtlığı ve su kirliliği konusunda ülke olarak ne durumdayız? - Dursun Yıldız: Türkiye, uluslararası alanda geçerli olan kriterlere göre değerlendirildiğinde su zengini olmayan ve suyunu dikkatli planlı ve verimli kullanması gereken bir ülke durumundadır. Ülkemizdeki su kaynakları bölgelere göre eşit olmayan bir şekilde dağılmış olup, Orta Anadolu Bölgemizde kişi başına düşen su miktarı hızla düşmektedir. Ülkemizde temiz yenilenebilir su kıt değil ama kısıtlı bir kaynaktır. Su yönetimi konusunda bazı şeyler eksik biliniyor. Örneğin etkin bir su yönetimi sadece suyun temini değil, kullandıktan sonra temiz olarak doğaya terk edilmesini de kapsar. Ülkemizin yüzey ve yer altı suları gelişmiş sanayi ülkeleri ile kıyaslandığında hala temizdir. Ancak yine de, İzmit ve Ergene Havzası gibi sanayi yoğun bölgelerde ciddi kirlenmeler gerçekleşmiştir. Buralarda temizleme projeleri uygulanmaya konulmuştur. Halen Türkiye’deki OSB’lerin yüzde 40’ında, Belediye nüfusunun ise yüzde 80’inde sanayi ve evsel atık su arıtma tesisi hizmeti bulunmaktadır. Sularımızın genel olarak temiz olduğunu söyleyebiliriz ancak hızla kirlenme tehdidi altında olduğunu da belirtmekte fayda var. - Zafer Gazetesi: Ülke olarak su problemleri konusunda yeterli çalışmaları yapıyor muyuz? - Dursun Yıldız: Türkiye Cumhuriyeti’nde çok uzun süredir hizmet veren büyük bir bilgi ve deneyime sahip DSİ gibi mevcut kuruluşların yanı sıra, İller Bankası ve EİEİ gibi görev ve yetkileri devredilmiş olan kuruluşlar vardı. Bu kamu kuruluşları çok önemli projeleri geliştirip uygularken bir yandan da özel sektörde su konusunda birçok “Proje Müşavirlik” firmasının oluşmasına katkıda bulundu. Üniversitelerimizin su kaynakları bölümleri de arttı. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü gibi kurumların açılmasıyla kurumsal altyapımız yeterli seviyeye ulaştı. Ancak su yönetimi planlamadan başlayıp su yapılarının işletmesine kadar dinamik bir anlayışla çalışmalar yapılması gereken bir alandır. Bu nedenle özellikle geçmişte yapılan planlama çalışmaların yeni teknolojiler ve modeller de kullanılarak tekrar ele alınması sürekli geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, 20.yüzyılın son 10 yılından bu yana su, sadece mühendislik alanının bir konusu olmaktan çıkmış ve uluslararası ilişkiler, istatistik, iktisat, çevre, meteoroloji ve hidroloji gibi birçok alanın ortaklaşa çözüm üretmesi gereken bir duruma gelmiştir. Bu nedenle su problemleri konusunda yapılması gereken çalışmalar da çeşitlenerek artmaktadır. Bu nedenle ülkemizde su problemleri konusundaki akademik, teknik ve hidropolitik alandaki çalışmaların da arttırılması gereklidir. - Zafer Gazetesi: SPD olarak ulusal bir su yönetimi için önerileriniz nelerdir? - Dursun Yıldız: Ülkemiz su yönetimi yasal, yönetsel ve kurumsal olarak bir yeniden yapılanma dönemi içindedir. Bu nedenle bu sürecin şeffaf, katılımcı ve tabandan tavana bir örgütlenme ile gerçekleşmesi önem taşıyor. Su Yasası Tasarısının hazırlanması sürecinde görüş ve önerilerimizi ilgili kurum ve kuruluşlara ilettik. Yanlış şu hususu belirtmem de fayda var: “Yeni yapılanmada paydaşların yönetime katılımı önemli olup katılımcılığa kuşkuyla bakan bir su yönetimi başarılı olamaz.” - Zafer Gazetesi: Su kalitesinin arttırılması için neler yapılması gerekiyor? Bu noktada devlet ve reel sektörün çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? - Dursun Yıldız: Su kalitesinin arttırılması AB su çerçeve direktifinde de önemli bir hedef olarak konmuş. Bunun için öncelikle Su Yasasının hızla çıkartılması ve kurumsal yapılanmasının süratli bir şekilde sonuçlandırılması gereklidir. Bu konuda devlet ve reel sektörün çalışmaları var. Ancak bu çalışmaların yeterince hızlı ve programlı olmadığını ve katılımcılık ayağının eksik olduğunu düşünüyorum. - Zafer Gazetesi: Su kullanımı ve yönetimi için okurlarımıza önerileriniz var mı? - Dursun Yıldız: Tabi ki var. Yenilenebilir su kaynakları doğadaki çevrimsel bir oluşumun sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenle suyu verimli kullanmanın yanında bu çevrimi bozabilecek faaliyetlerden de kaçınmalıyız. Toplumsal bir su bilinci oluşturmak, suyu verimli kullanmak, doğal çevreyi korumak ve su çevrimini bozacak faaliyetlerden kaçınmak gibi konularda suyun kirlenmesini ve kısıtlı hale gelmesini beklemeden harekete geçsinler. Bu konu sadece akademisyenlerin, su yöneticilerinin ve su uzmanlarının değil geleceğine sahip çıkması gereken herkesin işidir. Kaynak: http://www.zafergazetesi.org/haber/Toplumsal-bir-su-bilincine-sahip-olmamiz-gerekiyor/61765d
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 7 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 158 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 52277