"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Gazze'nin Siyasi Geleceği Var mı ?

Dursun YILDIZ Su Politikaları Uzmanı Gazze Şeridi İsrail'in orantısız güç kullanarak periyodik olarak saldırdığı bir alan oldu.Bu insanlık dışı saldırılar Gazze'de birçok sivilin yaşamını kaybetmesine neden olurken diğer taraftan bu bölgedeki altyapıyı da tahrip ederek yaşamı zorlaştırıyor.Filistin'in geleceğine darbe vuruyor. İsrail’in saldırılarıyla tekrar gündeme gelen Gazze Şeridi'nin siyasi geleceği enerji,su ve çevre güvenliği ile doğrudan ilişkili. Bölgedeki su kaynaklarının yüzde 80’inin ve Gazze doğalgaz rezervlerinin çıkartılmasının İsrail’in kontrolü altında olması,barışın gelmediği bölgeye enerji ve suyun da gelmesini engelliyor. f İsrail-Filistin sorununun sürekli şiddet ve çatışma ortamı ve politik retoriği, genellikle siyasi bir gelecek yaratmak için çok önemli olan enerji ,su ve doğal çevre ile ilgili konuların maskelenmesine neden olmuş durumda . Bugün olduğu gibi bölgede doğal olarak önce barışın sağlanması ve akan kanın durması en öncelikli konu . Ancak İsrail'in bir sonraki saldırısına kadar sürecek olan önümüzdeki dönemde Gazze şeridinde enerji,su ve ekolojik bozulma sorunları artarak devam edecek. Bu da bu coğrafyanın geleceğini en az askeri harekatlar kadar etkileyecek.Aslında Filistin'in bölgede planlanmaya çalıştığı bir siyasi geleceği öteleyecek. Bölgede su ve enerji sıkıntısının daha da ileri boyuta çıkarak ekolojik dengenin tamamen bozulması Filistin’in ekonomik ve sosyal gelişiminin engellenmesinde askeri işgallerden ve füze saldırılarından daha etkili olabilir. İsrail’in 2005 yılının Ağustos ayında askeri personelini ve Yahudi yerleşimcileri geri çektiği Gazze Şeridinde çok şey değişmedi. Bölge sık sık İsrail’in yoğun askeri saldırısı, ambargosu ve su kıtlığı ve enerji sorununun baskısı altında belirsiz bir ekolojik ve siyasi geleceğe doğru ilerliyor Aslında bu ekolojik ve siyasi geleceğin belirsizliği yavaş yavaş ortadan kalkmaya olumsuz tablo ortaya çıkmaya başladı. Ekolojik geleceği olmayan bir bölgede siyasi bir geleceğin düşünülmesi zor veya çok büyük baskılar altında gerçekleşir. Dünya’nın silahlı çatışma yoğunluğu, nüfus yoğunluğu ve su sıkıntısı yoğunluğu açısından en karakteristik bölgesi olan Filistin Gazze Şeridi bugünlerde yine çatışma yoğun daha doğrusu saldırı yoğun bir dönemini yaşıyor. Doğu Akdeniz kıyısında yaklaşık 41 kilometre uzunluğunda ve 7-9 kilometre genişliğinde 367 kilometrekarelik bir toprak parçasında yer alan Gazze Şeridi suyun kısıtlı olduğu Ortadoğu coğrafyası içinde bulunmaktadır.(1) Ancak Gazze gerek doğal su kaynaklarının azlığı, gerek hızla kirlenmesi gerek hızlı nüfus artışı ve nüfus yoğunluğu gerekse sürekli ambargo ve saldırı altında bulunması nedeniyle dünyada su sorunlarının en yoğun yaşandığı farklı bir bölgedir. Bu bölgede artık kriz seviyesine doğru giden bu kıtlık sürekli olarak bölgedeki çatışma yoğun ortamın ve politik retoriğin gölgesinde kalmaktadır. ed Nüfus ve Su Kaynakları 1948 yılında 80.000 olan Gazze şeridinin nüfusu o dönemde İsrail’in yarattığı karışıklıklar ile göç almaya başlamış ve 200 000’e çıkmıştır. Daha sonra süren göç ve hızlı nüfus artışı ile dünyanın nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgesi durumuna gelmiştir.(2) Yaklaşık 1,5 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde nüfusun yaklaşık yüzde 50’si 14 yaşın altındadır. Nüfus artış oranı yüzde 3,5 olan Gazze Şeridi’nde depolanmaya elverişli miktarda yüzey suyu yoktur. Yeraltı suyunun yıllık güvenli verimi ise 65 milyon metreküp olarak belirlenmiştir. İsrail’in 1967 yılında Gazze Şeridi’ni işgalinden sonra İsrail yönetimi su kaynaklarını korumak için bir su yönetimi planı yapmamıştır. 1967 yılında 1200 olan kayıtlı kuyu sayısının 1993 yılında 2100 adete ulaşmasını önlemek için hiçbir tedbir almamıştır.(3) Bu süre içinde yılda ortalama 110 milyon metreküp su çekilmiş ve yer altı suyu seviyesi deniz seviyesinin altına düşmüştür. Bu da birçok bölgede yer altı suyuna deniz suyu karışımı problemi ortaya çıkartmıştır.(4) f 1994 yılındaki anlaşma ile bölgedeki su kaynaklarının yönetimi Filistin Su Kurumu’na geçtiğinde bölgenin tek su kaynağı olan yer altı suyunun deniz suyu karışımı ve Nitrat ile kirlendiğinin (5) ve önlem alınmazsa 2000 yılına kadar kullanılmaz duruma geleceğinin farkına varılmıştır.(6) Bölgedeki çatışmalar Batı Şeria’dan Gazze’ye su taşıma projesinin ortadan kalkmasına ve açılan kuyu sayısının 4000’e ulaşmasına neden olmuştur. 1998-2004 arasında İsrail’in vermeyi taahhüt ettiği suyu yarıya indirmesi sonucunda yeraltından su çekimi artmış ve kalite iyice düşmüştür. Bu arada 2003 yılında ABD uluslararası geliştirme kurumu USAİD ile birlikte yapımı planlanan ve yılda 22 milyon metreküp kapasiteli deniz suyu arıtma tesisi intifada hareketinde bir işçinin öldürülmesi üzerine durdurulmuştur. Halen çekilen yeraltı suyunun sadece yüzde 10’luk bölümü Dünya Sağlık Teşkilatı’nın içme suyu standardına uygundur.(7) GF İsrail Ambargosu Bölgede suyun temin edileceği en belirgin kaynak yeraltı sularıdır. Ancak İsrail bölgedeki toplam emniyetli yer altı suyunun sadece beşte birinin Filistinliler tarafından kullanılmasına izin vermektedir.(8) Doğal su kıtlığı yanında yapılan bu kısıtlama da bölgede yaşanan su krizini derinleştirmektedir. İsrail tarafından 2007 yılının ortalarında uygulanan petrol, enerji ve klor ambargosu nedeniyle 140 içme suyu kuyusundan 52’sinde pompaj durdurulmak zorunda kalınmıştır.(9) O dönemde Gazze’de kaynatıldıktan sonra bile insan sağlığı için tehlikeli olan bir su kullanılmak zorunda kalınmıştır.(9). 1995 yılında İsrail Filistin Özerk yönetimi arasında yapılan Oslo B Anlaşması’na göre İsrail tarafından sağlanması kabul edilen yılda 28.6 milyon metreküp acil içme ve kullanma suyunun daha az verildiği ileri sürülüyor(11). Gazze'de çevre sağlığı da tehdit altında . Amani ve Sami tarafından 2005 yılında yapılan bir çalışmada(12) Gazze Şeridinde Beit Lahia, Gaza ve Refah bölgesinde yer alan 3 adet atık su arıtma tesisinin etkili bir şekilde çalışmadığı ve Gazze de üretilen evsel atık suyun yüzde 70’inin herhangi bir arıtmadan geçmeden doğrudan denize veya doğaya bırakıldığı belirtilmektedir. Aynı çalışmada yılda 40 milyon metreküp olarak üretilen evsel atık suyun bir bölümünün de arıtılmadan tarımsal sulama suyu olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Bu koşullarda kullanılan suyun mikrobiyal kirliliği arttırdığı ve Gazze Şeridi’nde suya bağlı hastalıkların artmasında çok etkili olduğu belirtilmektedir. Bölgede uzun bir dönemdir süregelen ve son günlerde yeniden başlayan sıcak çatışma ortamı ve yukarıdaki koşullar dikkate alındığında İsrail’in mevcut veya geliştireceği su kaynaklarından Filistin’e daha fazla su ayırma olasılığının çok düşük olduğunu ortaya çıkmaktadır. BM ‘nin “GAZZE 2020” Raporu. Gazze 2020 yılına kadar yaşanabilir bir yer olmaktan çıkacak' 29 Ağustos 2012 BM, su, elektrik ve sağlık gibi temel hizmet standartlarının iyileştirilmemesi halinde Gazze'nin 2020 yılına kadar yaşanılabilir bir yer olmaktan çıkacağını bildirdi. BM İnsani İşler Koordinatörü Maxwell Gaylard, BM tarafından Gazze ile ilgili hazırlanan raporu anlatmak için düzenlediği basın toplantısında, "Gazze'nin 2020 yılında yaşanılabilir bir yer olabilmesi için hemen harekete geçilmesi gerekiyor. Kaldı ki şu an harekete geçilse bile bu hedefe ulaşmak son derece zor" diye konuştu. Raporda, Gazze'de 1,6 milyon olan nüfusun önümüzdeki 8 yıl içinde 500 bin kişi daha artacağının tahmin edildiği belirtilerek, nüfusun yüzde 51'inin 18 yaşından küçük olduğu Gazze'nin dünyanın en genç nüfusuna sahip olduğuna dikkat çekildi. İsrail ablukası altındaki Gazze'ye ilişkin hazırlanan BM raporunda bölgenin 2020'de yaşanılabilir bir kent olabilmesi için özellikle temiz su, elektrik, eğitim ve sağlık alanlarında acil önlemler alınması gerektiği vurgulandı. 5 Yıl Önce Belirtmiştik ! BM’nin raporunda sözü edilen Gazze’nin yaşanması zor bir coğrafya olacağı tesbiti bu bölgedeki gelişmelerin ortaya koyduğu tahmini çok da güç olmayan bir gelişmeydi.Bu konuya 2009 yılında Gazze’nin Su Sorunu başlıklı makalede(1) değinmiştik. Bu makalede Gazze'deki su sorununu detaylı bir şekilde inceledikten sonra aşağıdaki tebiti yapmıştık ; "İsrail’in 1967 yılında Gazze Şeridi’ni işgalinden sonra İsrail yönetimi su kaynaklarını korumak için bir su yönetimi planı yapmamıştır. 1967 yılında 1200 olan kayıtlı kuyu sayısının 1993 yılında 2100 adete ulaşmasını önlemek için hiçbir tedbir almamıştır. Bu süre içinde yılda ortalama 110 milyon metreküp su çekilmiş ve yer altı suyu seviyesi deniz seviyesinin altına düşmüştür. Bu durum birçok bölgede yer altı suyuna deniz suyu karışımı problemi doğurmuştur.” Gazze'nin ekolojik dengesindeki bozulma askeri harekatlardan daha büyük ve sürekli sorunlar yaratma potansiyeli taşımaktadır." Gazze'nin Siyasi Geleceği Enerji ve Suya Bağlı Gazze'nin siyasi geleceğini ekolojik ve enerji geleceğinden ayrı düşünmek zor.Kara sularında tesbit edilen doğalgaz kaynakları ile önemi daha da artan bu bölge Doğu Akdeniz'e açılan bir şerit olması açısından da çok stratejik Doğu Akdeniz'de ve Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeler bu stratejik önemi daha da arttırdı. Gazze Şeridi’nde yaşanan su kıtlığının kalıcı çözümü; bölgede siyasi istikrarın ve güven ortamının oluşması ile doğrudan ilişkili. Bunun dışında yapılması gerekenleri daha önce yazdığım makalelerde ayrıntılı bir şekilde ele almıştım(1). Burada daha farklı bir noktayı öne çıkartacağım.Filistin Bölgesinde 30 yıldır yaşanan su ve çevre güvenliği sorunu sıcak çatışmanın gölgesinde kalmış ancak artık ekolojik dengenin tamamen bozulması aşamasına gelmiştir. Bu sonuç farklı açılardan ele alındığında Filistin devletinin varlığını sürdürebilmesi ve Filistinlilerin ekonomik geçimlerini sağlayabilmeleri için sistematik bir engelleme çabası olarak da değerlendirilebilir. Bu süreç oldukça ilerlemiştir. Şimdi bu sürecin durdurulması ve bu toprağın canlanması için gerekli enerji konusunda bir umut ışığı yanmıştır.Enerji konusunda son dönemde Doğu Akdeniz'de gündemi belirleyen doğalgaz rezervleri denince akla hemen Kıbrıs ve İsrail geliyor.Aynı coğrafyada Gazze karasularında bulunan rezervlerden ise pek söz edilmiyor. Ancak bu bölgede önemli miktarda doğalgaz rezervi tesbit edildi. Filistin Yönetimi 1999`da British Gas (BG) ve ortağı Atina merkezli Lübnanlı Sabbah ve Kuri ailelerine ait Consolidated Contractors International Company (CCC) ile 25 yıllığına anlaşma imzaladı. Bu kapsamda BG, 2000 yılında Gazze Şeridi karasularında yaklaşık 4 milyar dolar değerinde 38 milyar metreküp doğalgaz rezervi tesbit etti. BG, raporlarındabunun ilk tesbit olduğunu ve Filistin gaz rezervlerinin çok daha fazla olabileceğini belirtti Bu gelişme Filistin'in gelecek umutlarını arttırdı.Ancak İsrail Genelkurmay Başkanı Moşe Yalon’un 2007 yılında Gazze açıklarında keşfedilen doğalgaz kaynaklarının bağımsız Filistin devletine ekonomik bağımsızlık sağlamasının söz konusu olmadığını söyledi. Hamas’ın bu kaynağı İsrail’e karşı saldırıları finanse etmek için kullanacağı, bunun için Hamas’ın kökünün kazınması gerektiğini de ilave etti. Gazze-İsrail sahilindeki doğalgaz rezervlerinin yüzde 60`ı Filistin`e ait. Üstelik Gazze deniz sahası İsrail’in gaz tesislerine bitişik konumda. Gazze sularının İsrail egemenliği altına alınması durumunda, Gazze doğalgaz sahaları yanı başındaki İsrail`in açık deniz tesislerine dahil edilecek. Bu doğalgaz kaynağı Gazze ekonomisi ve ekolojisi ve siyasi geleceği için son umut gibi görünüyor.Bu nedenle yakın gelecekte Gazze'nin doğalgaz rezervlerindeki gelişmenin nasıl olacağı çok önemli. İsrail bu konuda 2007 yılında Hamas olduğu sürece doğalgaz yok demişti.Şimdi Hamas'sız bir Filistin Yönetimi oluşur mu ? İsrail'in bu şartı oluşana kadar Gazze çöl olur mu ? Her şey İsrail'in istediği gibi olsa bile Doğu Akdeniz'e kıyısı olan Doğal Gaz zengini bir Filistin Devleti olur mu ? Bu bölgede her istediğinde istikrarsızlık yaratmak ve bu gelişmeyi (anlaşma olsa bile ) engellemek İsrail için zor olur mu ? Enerji kaynakları ile ilgili gelişmeler,iklim değişimi ve kısıtlı su kaynakları Doğu Akdeniz bölgesindeki oyunun kurallarını değiştiriyor.Yapılan planları etkiliyor.Gazze için de yaşamsal öneme sahip bu kaynaklar İsrail tarafından kontrol ediliyor.Bu nedenle Gazze'nin siyasi geleceği bu kaynaklarda sağlayacağı özgürleşmeyle çok ilişkili. Mevcut durumda Gazze elektriğinin %30'unu kendi elektrik santralinden üretiyor yaklaşık yarısını İsrail'den %20'sini de Mısır'dan alıyor . Ancak kendi santraline her gün 400 ton fuel oil temininde de çoğu zaman sıkıntı yaşayabiliyor.Bu durum Gazze'nin elektrik enerjisinde de büyük oranda İsrail'e bağımlı olduğunu ortaya koyuyor. Bölgede bir an önce akan kanın durdurulması en öncelikli konudur. Ancak özellikle Gazze Şeridinde insani ve sürdürülebilir bir gelişme açısından sürdürülebilir enerji ve su temini ile çevresel bir felaketin önlenmesi de çok önemlidir.Bunun için öncelikle ucuz güvenli ve sürekli enerji ve su kaynaklarına ihtiyaç vardır. Bölgede bugün yaşanan şiddet bölge geleceğini doğrudan etkileyecek olan bu sorunların görülmesini ve sürdürülebilir çözümler üretilmesini engellememelidir. Gazze'nin yeterli enerji ve suya ulaşamaması ve ekolojik dengesindeki bozulma askeri harekatlardan daha büyük ve sürekli sorunlar yaratma potansiyeli taşımaktadır.Aslında periyodik askeri harekatlar bir anlamda mevut altyapıyı da çökertmekte ve "sürekli güçsüz"ve sorunlarla boğuşan bir bölge yaratarak Filistin'in gelecek planlarını bozmaktadır. Kaynaklar (1) YILDIZ Dursun Bölgenin Sorunu Yalnızca Barış Değil… Gazze'nin Su Sorunu 5 Ocak 2009 Cumhuriyet Strateji Dergisi (2) YILDIZ,Dursun 2008“Akdeniz’in Doğusu” Bizim Kitaplar2008 Ankara (3) Nasser Y (2003) “Palestinian Water Needs and Rights in the Context of Past and Future Development.” In Water in Palestine: Problems - Politics - Prospects. Palestinian Academic Society for the Study of International Affairs (PASSIA), Jerusalem. (4)YILDIZ,Dursun 2003 “Akdeniz Havzasında Su Sorunları ve Türkiye” Kitabı TMMOB İMO Ankara Şubesi Yayını.Mart 2003 Ankara. (5)Fayeq I.El Madhoun 2004 “Drinking Water Quality:Evaluation of Chloride and Nitrate Concentrations of Wells’ Supplies-Gaza Governorates(1990-2002)-Palestine 2nd Israelı-Palestınıan-International Conference on”Water for Life in the Middle East”10-14 October 2004.Antalya,Turkey I.P.C.R.I (6)Alice Gray 2007 The Water Crisis in Gaza International Viewpoint IV Online Magazine : IV386 - February 2007 Palestine http://www.internationalviewpoint.org (7)Alyaqoubi,S.Ahmed 2004 “Domestic Water Demand Management In Terms Of Quality and Quantity In Gaza Strip/Paletsine 2nd Israelı-Palestınıan-International Conference on”Water for Life in the Middle East”10-14 October 2004.Antalya,Turkey I.P.C.R.I (8) BİLEN,Özden 1996 Ortadoğu Su Sorunları ve Türkiye. TESAV Yayını.Ankara. (9) Al Mezan, 29 Şubat 2008 İsrail’in Ablukası Gazze’de İçme Suyu Krizi Yaratıyor [10] WaSH MP (2005) Water for Life: Continued Israeli Assault on Palestinian Water, Sanitation and Hygiene during the Intifada. Water, Sanitation and Hygiene Monitoring Project (WaSH MP), Palestinian Hydrology Group (PHG). (11) Guttman,J.Percia,c.2004 “Educated Water Management Under Hydrological Stres In the West Bank” 2nd Israelı-Palestınıan-International Conference on”Water for Life in the Middle East”10-14 October 2004.Antalya,Turkey I.P.C.R.I (12)Amani Alfarra ve Sami Lubad 2005 Health Effect Due To Poor Wastewater Treatments In Gaza Strip (13) Yıldız D. Yaşar D.2013 Doğu Akdeniz'de Küresel Satranç . Truva Yayınları İstanbul
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 8 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 263 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 155951