"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Küresel Satranç Tahtasındaki Kırım ve Ukrayna

Prof. Dr. Sencer İmer 5 Mayıs 2014 Dış politikadaki güncel gelişmelerin değerlendirildiği bir ufuk turuna çıkalım; Küresel güçlerin satranç tahtası derken önce küresel güç kavramını anlamak lazım, buradan kaynaklı ulusal güç kavramı da bir şeyi ölçülebilir yapma perspektifinden değerlendirildiğinde Alman bir fizikçi olan Fux’un formülü karşımıza çıkar;  Ulusal güç = Nüfusun küp kökü  x  Tüketilen enerji miktarı  x  Üretilen çelik miktarı : Bu formülü kullanarak devletlerin ulusal güçlerini sıralama imkanımız olur ve yine bu formüle              bakarak diyebiliriz ki bu asrın gücü Çin’dir, bir önceki asrın Amerika’dır, önceki asrın da İngiltere’dir.  Ayrıca bu formülün içeriği bilinebilir, tahmin edilebilir çarpanlardan oluştuğu için ülkelerin nereden gelip nereye gittiğini de görebiliriz. Rusya’daki, İran’daki doğal gaz rezervleri, Orta Doğudaki petrol rezervleri dikkate alındığında  Türkiye tüketenler ile bu rezervlere sahip olanlar arasında bir geçiş yeri coğrafyasında bulunduğu görülür. Rusya, Sovyetler Birliği döneminden bu yana topraklarının genişliğine rağmen nüfus açısından bu alanları dolduramadığı için, her geçen yıl nüfusu azaldığı için gücünü kaybetmektedir. Buna nazaran Çin ise gücünü topluyor. Bunlar ile birlikte nüfus artışları ve azalışları ile de doğru orantılı olarak dünyada güç dengeleri değişiyor. Bu aşamada da Rusya bu pozisyondan çıkabilmek için Avrasyacılık diye bir politika geliştirdi. Bu stratejinin  arkasında da Rus devletini yönlendiren  Alexander DUGİN var. Kendisi aslen Kazan Tatarıdır ve asıl adı da Tekin’dir. Putin’in ve aynı zaman da Medvedev’in danışmanı olan  Dugin diyor ki; biz Slavlar olarak devlet kurmasını bilmezdik, ordu kurmayı bilmezdik ‘Turanlar’dan öğrendik. Ve devam ediyor  "biz bu devlet olarak , ordu kurmayı öğrendiklerimize çok yanlışlar yaptık artık bu olmayacak ve beraber bu bölgeyi yöneteceğiz". Asya'da Durum Çin bu büyüme ile birlikte daha çok enerjiye ihtiyaç duyuyor ve bunun için de Orta Asya’ya ve Orta Doğu’ya ihtiyacı var. Dolayısıyla İran da burada aktif rol oynuyor.  Amerika da bu yüzden İran’a yaklaşıyor.  Afganistan harekatı, 11 Eylül içinmiş gibi gösterilse de asıl amaç doğuda Çin’i, batıda İran’ı, kuzeyde Avrasya’yı, güneyde Hindistan’ı kontrol altında tutmak içindir. Rusya, Türkiye’yi Amerika’nın müttefiki olarak gördüğü için güvenemiyor ve Avrasya birliğine davet etmiyor ama İran’a ve Orta Asya’ya güveniyor. Bu birlik resmi olarak gümrük birliği formatında kurulmuştur. Bu arada Nursultan NAZARBAYEV bir söyleminde Erdoğan beni aradı ve girmek istediğini söyledi, ben de bunu destekliyorum Türkiye burada dengeleyici bir güç olur diyor ve bu iddia hiçbir resmi makam tarafından yalanlanmıyor. Zaten Başbakanımız da Putin ile görüşmesinde ‘bizi Şangay İşbirliği Örgütü’ne alın. ’dedi. adsız ABD-Çin Rekabeti ve Rusya ,Kırım ABD , Çin’i rakip görüyor ve pasifize etmeye çalışıyor ama Çin net bir şekilde yoluna devam ediyor ve 15 sene içerisinde de reel olarak, milli gelir olarak Amerika’yı geçecek. Avrupa birliği Amerika’nın da etkisiyle  Ukrayna’yı AB, Gümrük Birliği, NATO üyesi yapacağız dedi. Bu da Rusya’yı çileden çıkardı. Çünkü Rusya Ukrayna’yı Avrasya Birliği için düşünüyordu. Aynı zamanda Rusya’nın Sivastopol da bulunan üssünden vaz geçmesi de düşünülemez. Çünkü bir dünya gücü olarak 18 milyon kilometre karelik bir alanı korumak için diğer askeri güçlerinizle birlikte donanmanızın da çok güçlü olması gerekir. Zaten 2042’ye kadar burayı kullanmasına yönelik anlaşma vardı ama tabi Avrupa’ya yakınlaşma  meselesi ortaya çıkınca Rusya Karadeniz donanmasını koruyabilmek için (ki donanma için Kırım’daki yer gibi müsait yer de yok) yıldırım bir politika ile işi oldu bitti ye getirip Kırım’ı etki alanı içine aldı. AB'nin Rus Gazına Bağımlılığı ve Ambargo Rusya Avrupa gazının %40’ını karşılar ve bu gaz Ukrayna üzerinden gider, buna alternatif yaratmak için de Ruslar iki projeyi gerçekleştirdi biri Kuzey Akım (Baltık denizinin altından Polonya’yı es geçerek Almanya’ya bağlanır), diğeri Güney Akım(Türkiye üzerinden Bulgaristan’dan çıkar yine Polonya’yı es geçerek) projesi. Amerika, Avrupa Birliğine de yeterince güvenmiyor çünkü Ruslar ile Almanların stratejik bir iş birliği yaptığını görüyorlar. Tabi bu iş birliğinin çok köklü olması dolayısıyla Almanya’nın da Amerika’nın ambargo uygulayın sözlerini gerçekleştirme şansı yok, aksi takdirde kendi kaybeder. İngiltere de Rusların paralarını çekmesi durumunda finans bakımından sıkıntıya düşeceği için ambargo uygulayamaz. Fransızlar biraz rahat ama onlara da sipariş edilen iki savaş gemisi var. Amerika’nın şuanki korkusu acaba doğu Ukrayna da Rusya’ya bağlanır mı? Bunun yanında aynı şekilde Moldovya da ABD'nin endişe duyduğu ülkeler arasında yer alıyor. Baltık Cumhuriyetleri de endişeli ‘Ruslar bize de böyle yapar mı?’ diye. Bu yüzden Amerika geziyor ve güvence veriyor. Kırım’da ki 300 bin civarında ki Kırım Tatarı da endişeli ‘Acaba bize yine Sovyetler birliğindeki gibi yapılır mı? diye ama Rusya geçen hafta bir jest yaptı ve Kırım parlamentosunun nüfusun %15’ini oluşturmalarına rağmen Tatarca’yı 3. Resmi dil ilan etti. Putin de bunu kabul etti. Bu olayın desteklenmesi yönündeki gösteriler de Tataristan’ın başkenti Kazan’da oldu. Rusya Tatarlar Avrasya’nın bir parçasıdır mesajı veriyor. Türkiye ve Doğu Akdeniz Türkiye’ye gelince Türkiye’nin de durumu Almanya’dan farklı değil  Rusya ile arasında ciddi bir ekonomik ilişki var. Amerikan başkanı Obama ziyaretler dizisine başladı ve Çin’e de gidecek muhtemelen Rusya’yı yalnız bırakmak için görüşecek.Obama ayrıca Suudi Arabistan’ı ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret etti.. Çünkü bunlar aynı zaman da Suriye’deki olan olayları ve aynı zamanda Mısır ve Filistin’deki olayları kontrol eden güçler. İsrail açıklarında bulunmuş olan doğalgazın mutlaka satılması lazım, Rusya’nın tek el konumunun yıkılması için. Bunun için Kıbrıs’a getirilip Avrupa’ya gönderilmesi lazım. Şuanki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Amerikan Büyük Elçisi talimat vermiş bu sorun çözülsün diye. Buna bakarak maalesef Kıbrıs meselesi aleyhimize bir şekilde çözülecek gibi duruyor. Bu konuda Türkiye’yi yok sayarak KKTC’ye baskı yapıyorlar. Avrupa’ya da Ukrayna’daki karışıklık gösterilerek Rusya’ya güvenmeyin gazı İsrail’den alın propagandası yapılacak.Suriye mevzu ile ilgili olarak da maalesef Suriye’nin durumu devam edecek gibi duruyor.  Ayrıca Türkiye, Suriye’de, Rusya’ya ders vermek için ABD  tarafından kullanılmaya çalışılacak. Bununla ilgili olarak çalışmalar başladı zaten. Yahudiler ve Rusya'nın Geleceği Ukrayna’nın karıştırılmasının başka bir nedeni de  bu bölgede yaşayan Musevilerin İsrail’e gitmesinin sağlanmak istenmesi olabilir. Tabi bu teoriye göre bu ilk aşama olacak ve bu bölge karıştırılarak en son Rusya parçalanacak. Bunun sebebi olarak da diğer bölgelerdeki Yahudilerin hayat standartlarının yüksek olmasına bağlı olarak İsrail’e gitmek istememeleri gösteriliyor. Ayrıca Rus stratejistler de Rusya’nın parçalanmasını öngörüyor, bir kısmını Çin’in hâkimiyetinde, bir kısmını Amerika’nın hâkimiyetinde olmak üzere. İsrail’in Suriye için istediği ise savaşın olabildiğince uzun sürmesi hatta mümkünse Lübnan’a da sıçraması ve dolayısıyla Hizbullah’ın güçsüzleştirilmesi.Filistin meselesi de çözümsüzlüğün devamı ile sindirilerek Filistinlilerin yok edilmesi ile çözülmek isteniyor. Bu ufuk tutunu daha da uzatabiliriz ama gelişmelerin hızını da dikkate alarak burada keselim ve yeni değerlendirmeler için 21. yüzyılda etkili olacak bu satranç hamlelerini  izlemeye devam edelim .
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 11 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 158 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 52277