ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI KISMİ BİR SU SAVAŞI MI?

 

Dursun Yıldız

Su Politikaları Uzmanı -Hidropolitik Akademi Direktörü

2 Mart 2022

 

 

Kuzey Kırım Kanalı Güney Ukrayna ve Kırım Yarımadası'ndaki Herson Oblast'ın su temini ve sulama suyu ihtiyacı için inşa edilmiştir. Kanal inşaatı 1961 ‘de başlayıp 1975 yılında tamamlanmıştır. 2014'ten önce Ukrayna, Dinyeper nehrini  Kırım  yarımadasına bağlayan Kuzey Kırım Kanalı aracılığıyla Kırım'ın tatlı su ihtiyacının %85'ini sağlamaktaydı.  Rusya, Kırım'ı 2014 yılında ilhak ettikten sonra, Ukrayna bu kanal  vasıtasıyla Kırım'a yapılan  su teminini durdurmuştur.

Şekil1. Kuzey Kırım Kanalı Güzergahı ve Barajlar

Yaklaşık 400 km uzunluğunda olan Kuzey Kırım Kanalı Şekil 1de de görüldüğü gibi  tali kanallar vasıtasıyla yarımadadaki  birçok baraja ve yerleşim yerine içme kullanma ve sulama suyu sağlamaktaydı.Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Rusya’nın ilhakından önceki nüfusu 2,3 milyon  kişi  olarak verilmektedir.  Rusya’nın ilhakından sonra  160 000 kişi  Rusya’dan ve Donetsk ve  Luhansk bölgelerinden  yarımadaya yerleşmiştir.

2020 yılı itibariyle Kırım Yarımadasının nüfusu 650 000’i kayıtsız olmak üzere yaklaşık 3 milyon kişi olarak tesbit edilmiştir. Bunun yaklaşık 80 000 ‘inin askeri personel olduğu tahmin edilmektedir. Son yıllarda yaşanan kurak periyotlar  ve artan nüfus su sıkıntısının  artmasına  su arz güvenliğinin  riske girmesine neden olmuştur.Bu da Rusya ve Ukrayna arasında Kuzey Kırım Kanalından su temini konusundaki hidropolitik  gerilimi arttırmıştır.

Kırım Barajlarının toplam  depolama hacmi ve su potansiyeli

Kırımda doğal akımla beslenen ve toplam 188 milyon m3 depolama hacmi olan 14 adet baraj ve gölet mevcuttur. Bunların dışında Kırım’da toplam 146 milyon m3 depolama hacmi olan  8 adet baraj ve gölet bulunmakta olup bunlar Kuzey Kırım Kanalından gelen su ile beslenmektedir. Kırımın yıllık su potansiyeli 430 milyon m3 ile 915 milyon m3 arasında değişmektedir. Kırım’ın yıllık toplam su kullanımı yaklaşık 1,4 milyar m3 olarak bilinmektedir. Kuzey Kırım Kanalından  ise yılda 1 milyar m3 su alınması planlanmıştır.

Kuzey Kırım Kanalından gelen suyun kesilmesinden sonra ,özellikle 2018 yılından sonra  yarımadadaki su kaynaklarının da yetersiz kalması  nedeniyle alternatif çözüm arayışları başlamıştır.  Rusya’nın Kırım’ı ilhakından sonra yarımadanın su ihtiyacı göllerden ve  yeraltısuyundan karşılanmaya çalışılmış ,ancak kuyulardan yapılan aşırı çekim özellikle kıyı kesimlerinde deniz suyunun karışmasına ve su kalitesinin bozulmasına neden olmuştur.

Suyun Kerç Boğazı üzerinden yeni köprüden, demiryolu tankerleri ile taşınması ve tankerlerle şehir ve kasaba bölgelerine ulaştırılması ve deniz suyu arıtılması gibi çözümler üzerinde durulmuş ancak bu çözüm alternatifleri de uygulamaya konulmamıştır. Bu durum Kırımda tarımsal sulama ,turizm sektörü gibi sektörleri etkileyerek ciddi ekonomik kayıplar ve  ekolojik  sorunlar da yaratmıştır. 

Neden Kısmi Su Savaşı ?

Kırımdaki su ihtiyacının Kuzey Kırım Kanalından sağlanması için uzun süredir Rusya ve Ukrayna arasında süren görüşmelerden sonuç alınamamıştır. Bu görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine 2020 yılından sonra suyun temini  için Rusya’nın bir askeri harekata girişebileceği de konuşulmaya başlanmıştı.

Bazı yayınlarda 2013'te 130.000 hektar olan ekili alanların kanaldaki suyun kesilmesi nedeniyle   2017'de sadece 14.000 hektara düştüğü yer almaktadır.  2021 yılında kanala  günde yalnızca üç ila beş saat su verilmiştir.  Aynı yıl, New York Times, üst düzey Amerikalı yetkililerin, Kırım'ın su arzını güvence altına almanın Rusya'nın Ukrayna'ya olası bir saldırısının hedefi olabileceğini söylediklerini aktarmıştır.

Bazı analistler Rusya’nın Ukrayna’nın doğusundan başlattığı harekatın Dinyeper nehrine kadar devam edeceği öngörüsünde bulunmaktadır. Bu durum Rusya’nın  Dinyeper nehrinin tümünün kontrolünü ele geçirme hedefi olarak ortaya çıkmaktadır.

Şekil 2. Kuzey Kırım Kanalı ve suyun geçişini  engelleme yapısı  

Kırım’a su temini konusundaki diğer askeri hedef  de Kuzey Kırım kanalı üzerindeki kabartma yapısı olmuştur.

Rus Ordusu Suyun Geçişini Engelleyen Yapıyı  Havaya Uçurdu

Reuters haber ajansının aktardığına göre; Rus Kırım valisi Sergei Aksyonov 27 Şubat 2022 tarihinde  yaptığı açıklamada, Rus askerlerinin Kırım'ın suyunu kesmek için 2014 yılında  inşa edilen su yapısını  havaya uçurduğunu söylemiştir.

Ancak Kırım’a  gidecek olan suyun arz güvenliğini sağlamak için bu yeterli olmayıp Dinyeper nehrinin üzerindeki barajdan itibaren suyun kontrol edilmesi gerekecektir. Bu da Kırım’a su teminini sağlamaya yönelik olarak su kaynağını kontrol etmek amacına yönelik kısmi  bir operasyon olmuştur.

Rusya’nın Ukrayna’nın işgal planı içerisinde ana hedef olmasa da Kırım’a su arz güvenliğinin sağlanması da bir kısmi su savaşı hedefi olarak ortaya çıkmıştır.

Suyun Kesilmesi İşgali mi Getirdi?

Odessa merkezli bir askeri analist olan Alexander Kovalenko,2020 yılında su kıtlığının Rusya'nın Kırım'daki askeri varlığını  sürdürme ve artırma  kabiliyetine zarar vermekte olduğunu belirterek .“Su eksikliğine karşı çok savunmasızlar ,Bu çok ciddi bir sorun. Er ya da geç, bunu çözmeleri gerekebilir.”Çözümlerden biri, kanalın ve içinden geçtiği bölgelerin askeri kontrolünü ele geçirmek olabilir.” demişti.

Kovalenko  devamla “Böyle bir operasyon , Rus birliklerinin kuzeye doğru Donbas bölgesiyle bağlantı kurması veya batıya doğru, Odessa ve Mykolaiv'deki ekonomik öneme sahip limanları ele geçirerek Transdinyester ve Kırım arasında kesintisiz bir Rus varlığı yaratması için bir yol açabilir.”  açıklamasını yapmıştı.

Bu Harekatın Kırım’a İletilecek  Suyu Kontrol Amacı da Var  

Rusya’nın gerçekleştirmekte olduğu işgal  öncesindeki durum değerlendirildiğinde Ukrayna'nın Kırımdaki nüfusun temel ihtiyaçlarını karşılayarak  kanaldan akan su miktarını azaltma hakkının bulunduğu ancak  kanalın tamamen bloke edilmesi tartışılabilir bir durum olduğu söylenebilir. Bugün Rusya’nın Ukrayna’yı işgale yönelik sürdürdüğü operasyonda su kaynakları ve su arz güvenliğinin sağlanması hedefinin olduğu  görünmektedir. Önce Kırım’ın su arz güvenliği için yapılan plan icra edilmiş olup, harekatın siyasi hedefine göre Dinyeper  nehri’nin tam kontrolü de gündeme gelebilecektir.

Ortaya çıkan bu duruma   tam bir su savaşı diyebilmek güçtür.  Ancak daha önce iki ülke arasında  su konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle  Kırım’a giden suyun kaynağının  ele geçirilmesi de bu operasyonun   askeri hedefleri arasında yer almıştır. Bu boyutuyla operasyonun bölgesel ölçekli kısmi bir su savaşı özelliği taşıdığı söylenebilir.

Dünyada   Jeopolitiğin öneminin daha da artacağı bir döneme doğru girilmektedir. Yeni su ve gıda jeopolitiği, Türkiye de dahil birçok ülke için daha ciddi  ulusal güvenlik tehditleri  olarak ortaya çıkabilecektir. Bu alanlardaki tehdit algılarımızın   yeni duruma göre revize edilmesinde fayda bulunmaktadır.   

Makalenin PDF versiyonu için lütfen tıklayınız

/uploads/editor/images/RUSYA%20UKRAYNA%20SAVA%C5%9EI%20KISM%C4%B0%20B%C4%B0R%20SU%20SAVA%C5%9EI%20MI%20.pdf

Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış