"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

KUZEY AFRİKA ve ORTADOĞU’DA SU SORUNU

    (E)Doç Dr..Ergin Duygu 05 12 2019 Günümüz Irak topraklarındaki antik Lagaş kentini yönetmiş olan Enannatum tarafından aktarıldığına göre 4 500 yıl önce Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgede su savaşı yapılmıştı; nedeni de bekleneceği üzere suyun paylaşımı kavgasıydı [1].  Diğer bir kaynakta aktarıldığına göre de Batı Asya bölgesinde M.Ö. 2 500 yıllarında Sümer Devleti’inin Güney Mezopotamya’daki önemli kentlerinden olan Lagaş Kralı Urlama tarafından kanallar yoluyla Umma Kent Devleti’nin suyunun yolunu değiştirmesinin yarattığı sorundan, bu nehirlerin yanlış uygulamalar ve aşırı kullanım sonucu çok yıllık kuraklık dönemlerinde yararsızlaştığını gösteren bazı kanıtların bulunduğundan da söz edilmiştir [2]. Antik dönemin çok önemli bir uygarlığı olan Mısır ile ilgili çok daha ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır [3]. M.Ö. 2 200 yıllarında Kuzey ve Doğu Afrika’da 200 yıl kadar hüküm süren şiddetli kuraklığın Nil’in taşma rutinini 50 yıl kadar süreyle durdurarak nüfusun açlıktan kırılmasına neden olduğu ve kaosun yönetim değişikliğine yol açtığının kayıtlara geçtiği bilinmektedir. Yeni yönetimin gücünü Nil’in yıllık taşma tahmini üzerinden yürütülen politikalarından aldığı da aktarılmaktadır. M.Ö.8 500 ile 5 000 arasında munson yağmurlarının yılda 100 mm.ye ulaşan yağışla kuzey Sahra’ya ulaşarak savanın varlığını sürdürmesi sayesinde avcı-toplayıcı toplulukların varlığını sağladığı gibi zamanla yerleşik düzene geçebilmelerini sağladığı da eklenmiştir. M.Ö 7 000 cıvarında buzul çağının etkilerinin azalmaya başladığı dönemde yağışların kuzeye kaymasıyla Sahra ve Kuzey Afrika’daki yağış zayıflamasının yanında yerleşik düzendeki tarım ve besicilik etkinlikleri sonucu peyzajın değişimiyle çölleştirmenin katkısının başladığına dikkat çekilmiştir. Toprağın nemi koruma özelliğini de yitirmesi ve bitki örtüsünün zayıflaması kısırdöngüsüyle birkaç asırda çölleşmenin tamamlandığı ve M.Ö. 2 000 cıvarında bugünkü halini aldığı belirtilmiştir. Organik maddesini kaybederek beyazlaşan toprağın ısı ışınlarını yansıtarak havayı ısıtmasıyla havanın bağıl nem oranını düşürerek yağış şansını azalttığı için çölleşme kısırdöngüsünün ivme kazanmasının önemi vurgulanmıştır. M.Ö. 1 000 yıllarında Sahra’daki göllerin hepsinin kuruduğunun belirlenmiş olduğu aktarılmıştır. Bunun sonucunda da göç etmek zorunda kalan toplulukların Nil kıyılarında Antik Mısır uygarlığını yarattıkları düşüncesi benimsenmektedir.   Makalenin tümü için lütfen tıklayınız KUZEY AFRİKA ve ORTADOĞU 'da SU SORUNU
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 5 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 210 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 87333