"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

KÜRESELLEŞME ve ÇEVRESEL ETKİLERİ

A. Ergin DUYGUA.Ü. Fen Fakültesi Biyoloji ÖZET 2002 Yohanesburg Zirvesi’nin teması olan “Sürdürülebilir kalkınma” klasik tanımıyla doğal kaynakların hatta ‘hava’ ve ‘iklim’in akıllıca, tüketmeden, yok etmeden ve dengesini bozmadan kullanılarak ekonomik büyüme ve kalkınmanın sürekliliğini sağlamayı hedeflemiştir. Diğer bir amacı da teknolojiyle hızlı büyüme sonucu artan ve küreselleşen adaletsizlikleri azaltmak olmuştur. Fakat toplamda ve oransal olarak artan fakir dünya nüfusunun ekonomik büyümeye ve tüketimle üretim artışına dayalı yapısı ile adaletsizlikleri azaltıp, gidererek refahı yayarak kurtarılması hedefinin küreselleşen ekolojik sorunları da çözerek gerçekleştirilme olasılığı var mıdır sorusu henüz yanıtlanamamıştır. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (International Institute of Sustainable Development - IISD) tarafından “hepimiz için daha iyi yaşam” şeklinde formüle edilen, B.M. Zirve kararlarında da “10 yılda dünyadaki fakir nüfusu yarı yarıya azaltma hedefine ulaşılabilir mi ve nasıl ulaşılabilir? M. Gandi’nin Birleşik Krallığın kalkınması özelinde ‘Bugünkü zenginliğinize ulaşırken dünyanın kaynaklarını tükettiniz, Hindistan’ın kalkınması için kaç dünya gerekir?’ sorusuyla vurguladığı gibi gelişmiş ülkelerin dünya kaynaklarının %80’ini kullanmaları ve zorlamaları yanında sera gazlarının %75’inin salımı ile Afrika ile Akdeniz Havzasında, A.B.D.nin batısında görülen kuraklaşma ile yaygınlaşan fakirleşmeye yol açmıştır. Fakirleşme de yaşamı sürdürebilmek gibi en temel güdü sonucu çevredeki kıt kaynakların yok edilmesine neden olabilmektedir. Küreselleşmenin dayandığı uluslararası sermayenin serbestçe dolaşımı kalkınma isteği yüksek gelişen ülkelerdeki sermaye açığı ve işsizliği azaltma talebi ile uyumlu ise de uluslararası firmaların fiyat rekabeti gücü için sürekli ucuz ve belli kalitesi olan mal üretimine yönelmesi geniş ve tüketime aç iç pazarı ile üretim becerisi olan ülkeleri çekici hale gelmiştir. Bu pazarlar ve diğerlerine ucuz ve fiyat/kalite oranı tatmin edici mal sürümü ile bu dev firmaları doyuracak ciro ve kârlılık için batı ülkelerinden çok daha yüksek sürüm gerektiği açıktır, fakat bu yüksek üretimin bedeli yüksek kirleticilik olma durumundadır. Bu durumda ne yapılabileceğini düşünmek ve tartışmakta dahi Türkiye geç kalmıştır.   Makalenin tümü için lütfen tıklayınız Küreselleşme ve Çevresel Etkileri
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 9 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 176 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 52295