"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Prof. Dr. İlhami Ünver; Kıyamet Senaryoları yazmak yerine gerçekleri ele alalım

  Prof. Dr. İlhami Ünver (E) Yerkürenin herhangi bir yerinde her gün, her an değişik bir iklim olayının gerçekleşmesi doğal bir süreçtir. Bir yöredeki aşırı bir iklim olayını, hemen “iklim değişikliği”ne bağlayıp,  gelecekte bizleri daha fazlasının beklediği yorumunu getirmek yanlıştır, yanıltıcıdır. Örneğin aşırı sıcak günler için “yazın bu tür aşırılıklar olabilir”, ya da dolu yağdığında “ilkbaharda her zaman, her yerde dolu yağışı olabilir” de diyebilmeliyiz.  “İstanbul’a dolu yağması, Hindistan’daki sellerde, ya da Paris’te binlerce insanın şu kadar yıl önce sıcaktan ölmesi”, önemli birer haberdir, ancak iklim değişimini gösteren belirtiler değildir, bunlar iklimin her an, her yerde değişebilen özellikleridir. İklim değişikliğinden söz etmek için, istatistiksel anlamda değer taşıyan, uzun dönemli rakamların varlığı gereklidir. Hangi yıkımlar, daha önceleri kaç yerde, kaç kez gerçekleşmiştir, son 40 yıldır, bu yıkıcı olayların görülme sıklığı hangi oranlarda artmıştır vb. Rüzgârın saatteki hızı; öldürücü sıcakların derecesi, yaygınlığı, süresi; ya da şu kadar mm/saat değerindeki yağışların görülme sıklığındaki değişmeler gibi. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de sıcaklıklar son yıllarda artış göstermiştir ve bu artışlar atmosferde karbondioksit birikmesiyle uyum içinde olduğundan, sıcaklık artışlarına insan etkinliklerinin yol açmış olması çok güçlü bir olasılıktır. İklim değişikliği gerçek olsun, ya da olmasın, her bireyin daha az su, daha az enerji gibi kurallara uyması kuşkusuz özendirilmelidir. Ancak genellikle yapılan bu olmayıp, olay kıyamet senaryoları yazmak şeklinde gerçekleşmektedir. Birçok kez değinildiği üzere, 81 milyon birlik olup her türlü özveride bulunsak, küresel ısınmayı (eğer en çok CO2 artışından kaynaklanıyorsa) yavaşlatamayız, durduramayız. Ama her gün, her fırsatta iklim değişikliği sözcülüğü yaptığımızda, gelişmeyi frenlemenin yanı sıra,
  • Özellikle de tarımsal ürünlerde yıldan yıla artan dışa bağımlılık,
  • Yıllardır hiç artmayan sulanan ve sulanabilir arazi varlığımız,
  • On yıl kadar önce Başkentte yaşanan korkunç susuzluk,
  • İstanbul’da her yağış sonrası metro istasyonlarını su basması,
  • Karadeniz’de sık sık yaşadığımız can kayıpları,
  • Çorlu’daki tren kazası
Gibi tümüyle insan hatalarından kaynaklanan yıkımların örtbas edilmesi için suçlulara, sorumlulara fırsat yaratmış oluruz.  
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 7 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 82 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 187333