"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Su,Enerji,Çevre ve Gıda Güvencesi

Orman ekosistemi yönetimi, sıradan bir etkinlik alanı değildir !

Doç Dr Yücel Çağlar

Merhaba; Kesinlikle görmüş ya da bir yolla öğrenmişsinizdir: Yüz yüz elli yıllık vb uzun bir geçmişe sahip kamu kurumları ile kuruluşları, bu geçmişlerini her fırsatta övünçle sergilemeye çalışır. Bence tam bir “eskicilik” örneğidir bu çabalar; anlamını bilmeden, değerini anlamadan süreye indirgenmiş bir teşhirciliktir. Şimdilerdeki işlevleri, yapıları, çalışma düzenleri ile kültürleri vb yönlerden son derece varsıl tarihleriyle uzak yakın hiçbir ilişkisi artık kalmamıştır çünkü. Bakmayın siz o görkemli yapılarına; çoğunluk içleri boşalmıştır onların; çoğunlukla, hani derler ya “tabela örgütleri”, o durumdalar. Bu nedenle olsa gerek, ormancılığımızda şu türden simgeler, artık beni bile heyecanlandırmıyor doğrusu: Ormancılığımızla ilgili olarak beni böylesi düşüncelere iten pek çok neden var. Yıllardır bunları sergilemeye, aklım yettiğince de “tartışmaya” çalıştım. Bu “…Sessiz Tartışmalar”da ise Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) beni çok hüzünlendiren, kimileyin de kaygılandıran bir yönelimini kısaca tartışacağım: OGM de artık iyiden iyiye özelleştirmeci, dolayısıyla “ihaleci” bir kuruluşa dönüştürüldü. Öyle ki, bu yönelim doğrultusunda yapılan uygulamaların çoğunun Anayasanın 169. Maddesindeki “…Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir.” kuralıyla bağdaştırılabilmesi olanaksızdır. “- Olanaksız olsa ne yazar be Yücel; Anayasa mı kaldı ortada?” dediğinizi duyar gibiyim; haklısınız. Ama söz konusu olan 1937’den bu yana yürürlükte olan devlet ormancılığı düzeninin özelleştirilmesiyse eğer bence “çok şey yazar”! Doğrusunu isterseniz, herkes için de “yazması” gerekir; özellikle de doğa/ çevre/orman/emek korumacılarının. Söz konusu olan en geniş anlamıyla kamu hizmeti alanında herşeyin rastlantılara bırakılmasıdır çünkü. Böylesine bir rastlantısallık ormancılığımızı, uzun dönemde de orman ekosistemlerimizi çökertebilir. Ülkemizdeki ekolojik, toplumsal, kültürel ve siyasal koşullar ise böylesi bir süreci kaçınılmaz kılabilecek bir durumdadır. Kısaca açıklamaya çalışayım. Selamlarımla.

Yücel ÇAĞLAR

Makalenin tümü için lütfen tıklayınız

Ormanlar ve ormancılık üzerine sessiz tartışmalar (41)

Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 6 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 195 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 87318