ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

Taşkınlar, Seller, Mühendislik Hidrolojisi ve Meslekler

  30 Temmuz 2017 Taşkınlar ve seller aslında Mühendislik Hidrolojisinin konusudur, su yapılarının tasarımı ve işletmesinde en öncelikli konudur. Su yapıları (hidrolik yapılar) menfez, köprü, şehir drenajı, kanalizasyon gibi küçük su yapıları ve baraj, hidroelektrik santral, sulama konuları gibi büyük su yapılarının tasarımı çalışmaları aşağıdaki ardışık üç aşamada tamamlanır.
  • Hidrolojik Tasarım
  • Hidrolik Tasarım
  • Yapısal Tasarım
Hidrolojik tasarım çalışmalarının sonuçları “Mühendislik Hidrolojisi Raporu” adı altında yayımlanır ve MGM dışında kamuda ve özel sektörde su projeleri firmalarında çalışan meteoroloji mühendisi hidrolojistler genellikle bu raporları hazırlamak için istihdam edilmektedir. Öte yandan hiçbir yağmur suyu projesinin, drenaj projesinin, kanalizasyon projesinin, menfezin, köprünün, proje yağış alanlarının debi ve hidrograflarının hesaplanması, yağış verileri olmadan yapılamaz ve çoğu kez bu projeler için sadece yağış verileri elde edilebilir. İşte MGM ve meteoroloji mühendisleri-meteorolojist (meteorolog) yağış veri ve analizleri için (hidrolik tasarım) devreye girer. Mühendislik Hidrolojisinin en karmaşık bölümlerinden biri “Taşkınlar Hidrolojisi” dir. Bu çalışmalar ciddi bir eğitim ve deneyim gerektirir. 18.07.2017 tarihli fırtına ve oluşturduğu taşkın söz konusu olunca, MGM’nin (meteorolojistin) buradaki rolü, fırtına yağışının alansal ve zamansal dağılımı ile birlikte miktarını tahmin etmek ve ilgililere (hidrolojistlere) gerekli bilgiyi iletmektir. Bundan sonrası DSİ, SYGM ve yerel yönetimlerin (belediyeler, emniyet gibi) gibi su projelerinin tasarımı ve işletmesinden sorumlu kuruluşların bilgisi ve sorumluluğundadır. Bu çalışmalar hidrolojist, hidrolik mühendisi ve diğer teknik elemanlar tarafından yürütülmektedir. Taşkın oluşturan bu tip fırtına yağışının tahmin ve izlenmesi mevcut elektronik ve modern tekniklerle artık oldukça kolaylaşmıştır. Ancak mühendislik açısından yağışın miktarı kadar zamansal ve alansal dağılımı çok önemlidir. Bu konuda MGM yeterli çalışmayı yapamamıştır ve mevcut teknik eleman kadrosu ile böyle bir çalışmayı yapması olası görülmemektedir. Hal böyle olunca sadece “kuvvetli yağış” ifadesi ile taşkın tahmini yapılamaz ve taşkın uyarıları tutarlı olamaz. Elbette insanlarımız bu tür uyarıları  çoğu kez tutarsız olduğunu bilerek önlem alamaz. Demek oluyor ki MGM taşkın uyarısı konusunda yeterli olamamaktadır ve şiddetli yağış dışındaki diğer uyarılar MGM dışında diğer sorumlu kuruluşlar (DSİ gibi) yapmalıdır. Son taşkında, belirli yerlere taşkın ulaşmadan birkaç dakika önce sel- taşkın geliyor diye tutarlı uyarı yapılsa taşkından zarar gören ulaşım araçları, ev içindeki eşya ve diğerleri insanlarımızın alacağı önlemlerle kurtarılabilinirdi. Kaldı ki taşkının gündüz saatlerinde oluşması can kaybını önlemiştir, 1998 yılında Filyos nehri taşkınında da aynı durum yaşanmıştır. Kaldıki taşkın tahmini ve erken uyarı sadece yağış tahmini ile yapılamaz, güvenli yağış miktarının akıma dönüşmesini ancak DSİ gibi kurumlar yapabilir, akıma dönüşen yağış akış yolu boyunca taşkın yapıp yapmayacağı hidrolojik ve hidrolik çalışmalarla belirlenir ancak bundan sonra tutarlı erken uyarı yapılır ve bu işlemler sık aralıklarla bilgisayarlar yardımı ile tekrarlanır, yani uyarılar tüm haberleşme araçları ile taşkınlardan etkilenecek bölgeye duyrulur. Taşkın öngörü ve erken uyarı görevi yıllar önce MGM’ye verilmiştir, ancak deneme ve araştırma projeleri dışında bir ilerleme sağlanamamıştır. Aslında bu görev taşkınlar konusunda deneyimli DSI gibi kurumlar tarafından yürütülmelidir. MGM taşkınlar konusunda sadece meteorolojik destek (yağış miktarı, alansal dağılımı, zamansal dağılımı gibi) verebilir. Taşkın bölgesinde yaşayan vatandaş bu işin güvenli bir çalışma sonuçu oluşturulduğunu bilerek canını, malını v.d. sel alanına teslim etmez. Sonuç olarak oda yönetimine bir gerçeği daha hatırlatmakta yarar vardır, taşkın analizinin mutlak kontrolü yapılamaz, insanlarımız da taşkınla yaşamayı öğrenmek zorundadır (Prof. Dr. Mehmetcik Bayazıt). 100 yıl yinelemeli yağış ve alt yapı projelerinin yapılması ifadesi doğru değildir, bunlar emniyet, ekonomi gibi mühendislik analiz ve tasarımları ile (hidrolik mühendisleri) belirlenir. Bu taşkından gereken dersler çıkarılmalıdır. Son yüzyıl içerisinde ülkemizde pek çok taşkın vuku bulmuştur, bu taşkınlar çok büyük can ve mal kayıplarına neden olmuşlardır. Örneğin 1957 ve 1963 yılı taşkınları, 18-20 Haziran 1990 tarihli Doğu Karadeniz taşkınları, 19-21 Mayıs 1998 tarihli Batı Karadeniz taşkınları, ülke genelinde vuku bulmuş taşkınlar, Temmuz-Ağustos 2002 tarihli taşkınlar, 4 Kasım 1995 tarihli İzmir taşkını, Mart 1980 tarihli Seyhan ve Ceyhan nehirleri taşkınları, bunlar ve daha pek çok taşkın ülkemizin değişik coğrafi bölgelerinde vuku bulmuştur  ve çok sık yinelenen bu taşkınlar can ve mal kaybına neden olmuştur. Yanlış yerleşim yanında alt yapı eksiklikleri ve yetersizlikleri, taşkın kontrol ve koruma, taşkın öngörü ve erken uyarı sistemlerinin olmaması da can ve mal kayıplarını daha da arttırmıştır. Bu acı gerçek yanında bunlardan alınacak ve hidrolojik ve hidrolik tasarım çalışmalarında yararlanılacak çok önemli dersler vardır. Ancak Temmuz 2017 taşkın dahil bu taşkınların yeterli ve güvenilir bir meteorolojik ve hidrolojik analizi yapılamamıştır. MGM’nin bağlı olduğu Tarım Bakanlığı’ndan ayrılarak Başbakanlık ve diğer bakanlıklara bağlanması ile yönetici olarak meteoroloji eğitimli ve deneyimli elemanların atanmaya başlamış ve döner sermaye birimi oluşturulduktan sonra da kısır bir kurum olmaktan çıkmış ve su projeleri ile ilgili mühendislik konularında da görevler üstlenmiştir. Ülke yararına olan bu gelişmeler Orman ve Su İşleri Bakanı Sn. Prof. Dr. Veysel Eroğlu zamanında zirveye ulaşmıştır. MGM’nin son yıllardaki üst yönetiminde meteoroloji mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi, üniversite öğretim üyesi gibi ünvanlı kişiler de görevlendirilmiştir. Taşkına neden olan yağışlı havanın bıraktığı yağış miktarı kadar, başka şeylerin sorgulanması gerekir. Taşkın oluşturan yağış miktarı kadar alansal ve zamansal dağlımı da bilinmelidir, bu ancak yağış gözlemlerinden ve mühendislik analiz teknikleri ile belirlenebilir. MGM’de bu tür analizler yeterli düzeyde yapılamamaktadır. Taşkın tahmin ve erken uyarı sisteminde meteorolojist, hidrolojist ve hidrolik mühendisi bir koordinasyon içinde görev yapmalıdır. Taşkın tehlikesi öngörülen yerlerde yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, emniyet güçleri, iletişim kurumlarından ve diğer ilgililerden yardımı he zaman ihtiyaç alabilir. MGM bu olayı günler öncesinden tahmin etmiş, 17.07.2017 günü saat 14:49’dan itibaren oluşabilecek taşkın, sel, su baskınları, yıldırım, dolu yağışı ve ulaşımda meydana gelebilecek aksamalara karşı hem vatandaşlarımızı hem yetkilileri uyarmıştır. MGM görev ve sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bu açıklamanın taşkın öngörü ve erken uyarı tekniği açısından hiçbir önemi yoktur. Fırtınanın gerçek yağış miktarı, alan ve zaman dağılımı bilgileri verilmemiştir, yağış alanının toplanma zamanı (time of concentration) kavramı hiçbir şekilde ifade edilmemiştir. Taşkın öngörü ve erken uyarı sistemin önce fırtına yağışı tahmin edilir ardından bu yağışın alansal ve zamansal dağılımları meteoroloji mühendisi-meteorolojist (meteorolog) tarafından analiz edilir (uydu, radar, otomatik yağış gözlem istasyonu, yağış DAD analizleri ve frekans analizleri, yağış öngörüsü matematiksel modeller). Bu fırtına yağışı yeryüzüne ulaştıktan sonra taşkının geri kalanı aşamaları hidroloji mühendisi-hidrolojist (hidrolog) tarafından yürütülür. Örneğin pik debi ve hidrografı hesabı, akış-yağış bağıntıları (birim hidrograf, sistem mühendisliği teknikleri, matematiksel modeller, taşkın öteleme gibi). Uyarılar yeterli ve güvenilir olmadığı ve erken zamanda yapılamadığından etkili olamamıştır.Bunun yanısıra ;
  • Yerleşim yerleri Meteoroloji Bilimlerinden uzak yapılaşmaktadır.
  • Var olan hiçbir alt ve üst yapı en az 100 yıl 24 saatlik yağış göre değildir. Alt ve üst yapı projeleri MGM ve meslek odasından (meteoroloji mühendisleri odası) onay almalıdır.
  • Ölçümsüz betonlaşma ve yeşil alanların daraltılması yağışın tümü akışa geçmekte ve ani taşkın ve zelzele zemin hazırlamaktadır.
  • MGM yeni yatırımlar ve atılımlar yaparken yerel yönetimler yetersiz kalmaktadır.
  • Kurumlar arası senkronizasyon şarttır. Yağış değerleri ve hava durumu bilgilerinde çelişme yaşanmıştır. Meteoroloji bilim dalının temsilleri meteoroloji mühendisleridir. Meteoroloji biliminin alt uzmanlı disiplini olarak kabul görmüş “Şehircilik Meteorolojisi” uzmanlık disiplini sunduğu hizmetlerden hiçbir yerel yönetim yararlanma yoluna gitmemiştir. Meteoroloji Mühendisleri Odası olarak tüm mesleki birikimimizi tüm paydaşlarla paylaşmaktan mutluluk duyacağız.
- Bu paragrafta yazılan konular hidrolojistin, hidrolik mühendislerinin ve inşaat mühendislerinin (yapı) konularıdır. Meteoroloji mühendislerinin ana konusu atmosfer bilimleri olduğu gözden uzak tutulmamalıdır, örneğin yağış analizleri, frekans analizleri, fırtına maksimizasyonu önemli meteoroloji mühendislik hizmetlerindendir. Taşkın tahmini ve erken uyarı meteorolojist (input-girdi) ve hidrolojistlerin (output-çıktı) birbirini tamamlayan çalışmaları ile başarıya ulaşabilmektedir. Çıktılar hidrolik tasarım için girdileri oluşturur. NOT:
  • Alt ve üst yapıların tasarımında yaralanılacak yinelemeli pik debiye su kaynakları mühendisi-hidrolik mühendis, ekonomik analizler ve hidrolik analizler yapıldıktan sonra karar verir; meteoroloji mühendisi-meteorolojistin bu karar verme bilgi ve yetkisi olamaz. “Şehircilik Meteorolojisi uzmanlık disiplini” diye bir dala taşkın tahmini ve erken uyarı çalışmalarında yeri yoktur.
  • Lisans ve/veya yüksek lisans düzeyinde ulusal hidroloji eğitim programlarına açilen ihtiyaç vardır, araştırma birimine olan ihtiyaç da çok belirginleşmiştir.
  • MGM meteoroloji mühendislerinin görev, yetki ve sorumluluk yönünden önünü açmalıdır.
  •  İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü, MGM ve diğer kamu kuruluşlarının teknik eleman ihtiyaçlarını dikkate alarak ders programlarını yeniden tasarlamalıdır.
  •  Ülkemizde hidroloji eğitimi lisans ve/veya lisansüstü düzeyde başlatılmalıdır.
  •   Hidrolojik araştırmalar birimi oluşturulmalıdır (Hidroloji Enstitüsü).
  • Hidrometrik ölçüm ve analizler DSİ dışında, örneğin yeni oluşturulacak Hidroloji Enstitüsü’ne verilmelidir.
 
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 6 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 304 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 252297