ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

Nil'in Dokunulmazlığı Kalktı, Hidropolitiği Değişti.

 5 Mart  2014 Daha önceki yazılarımda Nil nehrinin hidropolitiğinin yakın gelecekte  değişeceğini belirtmiştim.Bu değişim, kontrollü olarak  önce Nil Havzasındaki paradigmayı  değiştirecek sonra Afrika'nın diğer nehirleri üzerinde etkisini hissettirecek. Yine Mısır'ın bu yaklaşan tehditi görerek geçen yıl Marsilya'da düzenlenen 6. Dünya Su Forumunda Nil Suları ile ilgili " Yeni bir hidropolitik " atak başlattığından da söz etmiştim Beklenenler olmaya başladı .Etiyopya 29 Mayıs 2013'de  Mavi Nil suyunu baraj inşaatı için çevirdi.Baraj inşaatı % 30'a ulaştı. Nil'in dokunulmazlığı kalktı.Hidropolitiği değişti. Etiyopya'nın   Nil üzerine inşa etmeye başladığı Nahda Rönesans Barajını inceleyen Uluslararası Uzmanlar Heyeti geçen yılın Mayıs ayı  sonunda  Ön Raporunu verdi. Etiyopya raporu olumlu olarak yorumladı . Bu rapor ve yapılan açıklamalar Mısır'ı rahatsız etti  Bu gelişmeler  3 Haziran 2013'de Mısır tarafından bir toplantıda ele alındı. Devlet başkanı Mursi'nin başkanlık ettiği bu  toplantıda "yapılan radikal öneriler" ve toplantı sonrasındaki açıklamalar yeni bir gündem oluşturdu. Ancak Daha sonra Mursi'nin iktidardan gitmesi ve Mısır'daki sosyal karışıklıklar konuyu gündemden uzaklaştırdı.Son olarak Mısırdaki Tagammu Partisi sözcüsü  Nabil Zaki bir açıklama yaparak barajın %30 seviyesine ulaştığını ve bunun Mısır'ın güvenliği için bir tehdit oluşturduğunu ileri sürdü. Bu konuda mücadele edeceklerini açıkladı. Daha önce Devlet Başkanı Mursi de  bunun Mısır için bir güvenlik sorunu olduğunu açıklamış ve  bu projenin arkasında İsrail'in olduğu ifade edilmişti. Projenin durdurulması ve barajın vereceği zararların daha geniş olarak araştırılması istenmişti.Bazı radikal önlemler konuşuldu .Ancak hiçbir sonuç alınamadı.İktidar değişti.Mısır karıştı .Baraj inşaatı sürüyor. Nile_Basin_Countries Mısır'ın 80 Yıllık Hegemonyası Sona Erdi 1929′da yılında imzalanan, 1959′da da yenilenen bir anlaşmayla,80 yılı aşkın bir süredir  Mısır Nil sularının yüzde 87′si üzerinde tek başına tasarruf sahibiydi. Soğuk savaş döneminin koşulları içinde Mısır'ın Nil'e yapılacak bir müdahaleyi doğrudan savaş nedeni sayacağı açıklaması  etkili, oldu.  Nil’in ana havzasında bulunan diğer ülkelerin (Sudan, Etiyopya ve Uganda)  kendileri için çok önemli olan bu sudan yararlanmalarını engelledi.Bu dönemde  SSCB ve ABD Nil havzasının hidropolitiğinde  etkili olmaya çalıştı. Son 5 yıldır Nil nehri için havzadaki diğer ülkelerin hareketlendiği görülüyordu.2010 yılında Nil Havzası ülkeleri  bir  anlaşma imzalayarak   Mısır'ın  Nil üzerindeki hegemonyasını tanımadıklarını ilan ettiler.Mısır'ın da   derhal tanımadığını  açıkladığı bu anlaşma ile Nil'deki hareketlilik  arttı.Hemen peşinden 2011'de Etiyopya Nahda Barajı Projesini açıkladı Aynı yıl barajın temeli atıldı Mısır bu nedenle, Nil sularının kullanımı  konusunu  çok geniş olarak 2012 yılındaki Dünya Su Forumu'na taşıdı.Ancak argümanları çok kabul görmedi. Nil sularının  havzadaki diğer ülkeler için taşıdığı önem dikkate alındığında bu konuda bir hareketlenmenin" bu dönemde"  olması şaşırtıcı değil. Mısır'da süren karışıklıklar bu konuda atılacak adımı cesaretlendirdi.2011'deki baraja başlama  kararının  tek başına Etiyopya tarafından alındığını söylemek ise hiç mümkün değil.Mısır'daki  bu karışıklıkların devam etmesi baraj inşaatının sürmesi için daha rahat bir ortam sağlıyor. Barajın 4,3 milyar dolara malolacağı  ve bunun 1,5 milyar dolarının Çin tarafından sağlanacağı açıklandı.Çin bugüne kadar Nil havzasında irili ufaklı 7 baraj inşa etmiş.Bunlardan ikisi de Etiyopyadaki Nezhi ve Tekeze barajları . Bu kez yeni  projeye İtalya ve İsrail de destek oluyor.Projenin % 30'u tamamlanmış durumda Projenin bitirilmesiyle  Etiyopya  Mısır  da dahil olmak üzere  tüm komşu ülkelere elektrik enerjisi satmayı planlıyor.Barajın sulama amacı ise şimdilik çok öne çıkartılmıyor Etiyopya'ya Karşı  Radikal Öneriler!  Mısır çok uzun dönemdir Nil'e yapılacak bir müdahaleye karşı  Ordu'ya doğrudan  askeri müdahalede bulunma yetkisi vermişti. Ancak  bu yetki  "Son dönemdeki  Mısır ordusu" için bir anlam taşımadı.Etiyopya 2011 'de baraja başladı. İtirazlar sonucu bir "Uluslararası Uzmanlar Heyeti" oluşturuldu.Bu heyetin  hazırladığı "Nahda Barajı'nın Etkileri Ön Raporu" hükümetlere sunuldu.Bir yıl  önce bu rapora dayanarak Etiyopya sorun yok baraja devam edeceğiz  açıklaması yaptı.Bu açıklamanın sonrasında geçen yıl Eski Mısır Başkanı Mursi'nin başkanlığında yapılan ve basına yansıyan toplantıda  Etiyopya'ya karşı çok radikal önlemler alınması konuşuldu.Ancak hiçbir sonuç alınamadı. Eşitsiz Katkı ve Kullanım Hegemonyası Mevcut durumda Nil sularının depolanmasına bakılacak olursa burada  büyük payın Mısır'da olduğu ortaya çıkıyor. Nil havzasında  yer alan Etiyopya  Burundi ve Ruanda  dışındaki tüm ülkelerin yenilenebilir su kaynaklarının bir bölümü dışardan geliyor.   Beyaz Nil kolu  Nil sularının baz akımını sağlarken  Nil'in taşkın debilerini Mavi Nil ve Atbara nehirleri getiriyor.   Nil'in toplam akımının %59'u Mavi Nil'den geliyor.Nil nehri'nin Taşkın dönemindeki  akımının %68'ini de Mavi Nil getiriyor. Bu durumda  Mavi Nil üzerinde yer alacak  Nahda Rönesans barajı'nın bu taşkın akımını büyük ölçüde düzenleyeceği görülüyor. Baraj Hidroelektrik enerji üretimi amaçlı olacağından türbinlenen su yine nehir yatağına verilecek Bu durumda sadece barajın doldurulması döneminde akışaşağısına gidecek olan  su azalacak. Bunun yanısıra oluşan  göl yüzeyinden buharlaşma kaybı olacaktır. Ancak bu barajın özellikle Nil sularının  büyük bölümünü getiren havzada oluşu ve büyük depolama kapasitesine sahip oluşu  Mısır'ı endişeye sevketmektedir. Bu durum  kurak periyotlarda suyun tutularak aşağıya az su bırakılması gibi bir endişe yaratmaktadır. Sudan'ın da desteklediği bu baraj   Etiyopya'nın Afrika'daki  etki alanını da  arttıracaktır. Bu gelişmeler  küresel güçlere Etiyopya üzerinden Nil'in  hidropolitiğinde etkili olma olanağı da yaratacaktır. Etiyopya bu konjonktürü yakalamış durumda .2014 Ocak ayında Mısır,Sudan ve Etiyopya temsilcileri arasında Nahda Barajı konusunda yapılan toplantıda Mısır'ın "Bu barajı birlikte işletelim önerisine" Etiyopya  hayır dedi.Toplantı sonrasında açıklama yapan Etiyopya Su kaynakları Bakanı Alemayehu Tegenu Mısır'ın bu baraj konusunda bilgileri eksik . Bu nedenle endişe ediyor. Aslında endişe edilecek birşey yok. Su sadece elektrik üretimi için kullanılacak ve aşağıya verilecek dedi. Baraj tamamlandığında Etiyopya  60 milyar m3 suyu depolama avantajı elde edecektir. .Etiyopyalı  uzmanlar  bu depolamanın akışaşağısındaki ülkelere daha düzenli akım gitmesine de  fayda sağlayacağını ileri sürüyor.Bu doğrudur .Çünkü Nil'in taşkın akımları bu barajın yapıldığı kol üzerinden gelmektedir. Bu baraj  Nil'e ilk büyük  müdahale olması açısından çok önemli olup  Hidropolitik olarak  Etiyopya'nın elini  güçlendirecektir.Ancak Mısır'ın Nil'e olan büyük bağımlılığı dikkate alınacak olursa Etiyopya'nın bu hidropolitik gücü tehdit unsuru olarak kullanma şansı yoktur. Nil'in hidropolitiği 21. yüzyıl'ın yeni su ve enerji jeopolitiği doğrultusunda değişmiştir. Bu değişim Etiyopya'ya  ve komşu ülkelere ekonomik olarak büyük avantaj sağlayacak bir baraj kazandırmıştır.   Nil'in Hidropolitiği Değişti mi ? 2010 yılında Nil Havzası ülkelerinin Nil üzerindeki haklarını savundukları anlaşma bir dönüm noktası oldu Bunun  önemi  Arap Baharı değişiminden sonra daha çok ortaya çıktı.Etiyopya bu gelişmeler sonrasında ABD tarafından çok önce yapılan planlamayı arşivden çıkardı. Barajın  projesi 2010 'da yapıldı.Hemen peşinden barajın ihalesi 2011'de tamamlandı  ve inşaat hazırlıkları başladı. ABD  bu baraj projesinin ilk açıklandığı zaman konuya mutedil  yaklaştı.  Mısır'ı ve Etiyopya'yı  bu barajın etkilerinin araştırılarak bu etkilerin  en aza indirilmesi  üzerine işbirliği yapmaya çağırdı. Son olarak ABD' den yapılan açıklamada Mavi Nil'in tüm bölgenin yararına kullanılması ve bu nehir sularının kullanımından doğabilecek olumsuz etkilerin en  aza indirilmesi için işbirliği yapılması gerektiği ileri sürüldü. Geçen yıl ABD ve Batı’nın  güvenmediği Mübarek'ten sonra iktidara gelen Mısır'lı Müslüman Kardeşler kadrosunun önüne hemen   İsrail’le birlikte Nahda-Rönesans Barajı kartı  açılmıştı.Ancak bu kartın kullanılması gerekmedi. Mısır'da siyasi iktidar el değiştirdi. Mısır'ın yeni hükümetinin  bu konuda daha uzlaşmacı olacağı görülüyor. Ancak bundan sonra Mısır'da kim iktidar olursa olsun Etiyopya'ya karşı  geçmişte olduğu gibi uluslararası bir destek bulması sözkonusu olmayacak.Bu baraj tamamlandığında  artık suların nasıl kullanılacağı tartışılmaya başlanacak. Afrika 21. Yüzyılın ilk yıllarında  küresel güçlerin daha fazla ilgi alanı oldu.Bu ilgi artıyor.Mısır'a soğuk savaş döneminden miras kalan ve  Nil üzerindeki bir asra yaklaşan hegemonyası bu "Yeni Paradigma ,Yeni  Afrika"  döneminde devam etmeyecek. Afrika'daki artan nüfus , yoksulluk ve  gerilim  bu kıtayı 21. yüzyılın en dikkat edilmesi gereken coğrafyası  haline getirmiştir.Modern ve gelişmiş  batı dünyasına en yakın ve en yoksul bölge Afrika'dır.Bu da batının buradan gelecek göç dalgası konusundaki tehdit algısını arttırmıştır.Bu gelişmeler 21. Yüzyılın başında  bu  barajın Mısır'a olumsuz etkilerinden daha çok Etiyopya  ve Sudan gibi ülkelerin bu baraja olan ihtiyacını öne çıkartmıştır. 21. yüzyıl'ın yeni su ve enerji jeopolitiği doğrultusunda Nil nehrinin Hidropolitiği de değişmiştir.Nil nehri üzerindeki güç dengeleri farklılaşmıştır. Nahda -Rönesans Barajı Nil'in hidropolitiğini değiştirecek önemli bir adım olmuştur. Bu  baraj ile Nil'in suları kıyıdaş ülkelerin ekonomilerinin emrine hidropolitiği de  küresel politiğin kullanım alanına girecektir.Bu adımla Nil Suları bir yandan yoksul Afrika ülkelerine doğru akarken diğer taraftan Nil nehri   bu kıtada  uygulanacak  kürsel politikaların en stratejik kaynağı olacaktır.  
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış