ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

Açık Kaynak İstihbaratı (Open Source Intelligence) ve Düşünce Kuruluşları

  Murat Tekek, Gazi Üniversitesi, U.İ.B. Açık kaynaklardan elde edilen bilgilerin, istihbaratın oluşturulmasında sahip oldukları önemi daha da arttırarak sürdürdükleri gözlenmektedir. Geçmişten günümüze varolan; televizyon, radyo, basılı medya araçlarının (Gazete, dergi, bülten vd.) yanısıra Internet vasıtasıyla; web tabanlı sitelerin, görsele ve iletişime dayalı sosyal medya araçlarının kullanımında patlamalar yaşanması artık açık kaynak istihbaratını hatırı sayılır bilgi temin etme ortamı haline getirmiştir. Kurum-kuruluşlar, özel şirketler ve bilgiye ihtiyacı olan herkes artık mutlaka açık kaynaklara başvurmaktadır. Diğer taraftan, düşünce kuruluşları birçok kurum, kuruluş ve insan tarafından kullanılmak üzere bilgi üretmekte ve bu bilgileri açık kaynaklar üzerinden gayet detaylı şekilde yayımlamaktadırlar. Açık Kaynak; İnsanların görmelerine veya duymalarına elverişli olan, çoğu zaman elde edilmeleri için olağanüstü bir çaba gerektirmeyen bilgilerin içerlerinde yeraldığı kaynaklardır. 1 Açık kaynaklar çok geniş bir alanda yeralırlar: Medya Kaynakları; Gazete, dergi, radyo, televizyon. Internet vasıtalı açık sosyal medya araçları; Web tabanlı siteler, sosyal paylaşım siteleri, görüntü paylaşım siteleri, bloglar, mikro bloglar. Kamu verileri; Hükümet raporları, basın toplantıları, resmi veriler, konuşmalar, deniz ve hava meteoroloji uyarıları. Gözlem ve raporlamalar; Amatör havacılık gözlemleri. Profesyonel ve Akademik Çalışmalar; Konferanslar, sempozyumlar, profesyonel yayınlar, akademik belgeler. [1] Örneğin; coğrafik bilgiler açık ortama sunulduğunda ilgi çeken bilgi haline dönüşüverirler. Harita bilgisi istihbarat servisleri açısından bir zamanlar çok hassas birer veri kaynağı iken ve temin edilmeleri için uzun süren çalışmalar gerekirken, günümüzde sokakları dahi gösteren hard ve soft, online ve güncel imkanlı harita programlarının ve yer belirleme cihazlarının kullanılıyor duruma gelmesi açık kaynaktan elde edilen bilginin edinilmesini daha da kolaylaştırmıştır. Dergi veya gazete eklerinde ülkelerin yollarının, ulaşım hatlarının, yeryüzü şekillerinin ve daha birçok detayın gösterildiği haritaların verilmesi açık bilgiyi elimize sunmaktadır. Açık Bilgi; Açık kaynakların üzerinde duran, içinde yazan, işlenerek veya anlamlandırılarak  istihbarat haline getirilmeye muhtaç bilgilerdir. Örneğin; bir ülkenin tank tümeninin isim tabelasının insanlara açık bir vaziyette bulunması sözkonusu tümenin koordinatlarının bilinirliği, tankların gerekli duyulduğu halde takviye amaçlı intikali veya sevkiyatı hakkında bilgiler verebilir. Açık bilgi durumunda olmaktan korumak kaygısıyla yıllar öncesinde yaşam yerlerine uzak yerlerde konuşlandırılan askeri tesisler günümüzde yaşam alanlarının genişlemesi, nüfusun artışı vb. nedenlerden dolayı artık gündelik insan yaşamıyla içiçe girmiş  ve bu yöndeki açık bilgi insanlara daha da yakın ve açık hale gelmiştir. Diğer bir enteresan örnek olmak üzere; herhangi bir ülkenin bağımsızlık gününde devasa bir meydanda geçit yapan tankların modeli, havadan geçiş yapan uçakların teknolojisi, hatta askerinin üniforması ve yürüyüşü vd. televizyondan yayımlanıyor ise bu da açık bilgidir. Dönemin Kızılordusu’nun, Hafız Esad dönemi Suriye Ordusu’nun, günümüz Kuzey Kore ve İran Ordularının bağımsızlık günü, ülkenin kuruluş yıldönümleri vb. vesilelerle dünya medyasına servis edilmiş ve edilmekte olan görüntüleri, bir anlamda gözdağı vermek amacıyla yayınlanmış ve aslında istihbaratın propaganda işlevini de gören çalışmalardır. Medyanın bu denli süratli ve detaylı vasıtalara sahip olmadığı geçmiş dönemlerde bu türde bilgilerin, törene davetli diplomatik misyon tarafından özellikle görülmesi de istenebilmiştir. Örneğin; Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluşu sonrası  Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yabancı elçi misyonlarını ve basını özellikle bu törenlere davet ederek genç Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği aşamayı gözler önüne sermek istemiştir. Görüldüğü üzere açık bilgiler açık kaynakların üzerinde asılı vaziyette bulunurlar veya içinde, orasında, burasındadırlar. Önemli olan bu bilgiyi oradan seçip alabilmek, işleyerek istihbarat haline dönüştürmek ve kullanabilmek veya kullanıcıya servis edebilmektir. Kapalı (Örtülü) Bilgi; Yayımlanmasında, açıklanmasında çeşitli nedenlerden dolayı sakınca görüldüğü için ya da zamanının gelmediği düşünüldüğünden -Biraz da olgunlaşmaya bırakılan- günyüzüne çıkarılmayan bilgidir. Açık kaynak bilgi yöneticileri (Gazete-TV sahibi medya patronu, yazı işleri müdürü, mesul müdür vd.) çok çeşitli nedenlerden bilgiyi servis etmeyebilirler. Sözkonusu bu aşamada da bilginin kapalı olmasından bahsedilebilir. Açık Kaynak Bilgisinin Toplayıcıları; Gazeteciler, Diplomatlar, Askeri Ataşeler ilk akla gelenleridir. Kısaca söylemek gerekirse; insan faktörü var ise açık kaynak bilgi toplayıcısından rahatlıkla bahsedilir. Örneğin; bir hava saldırısı öncesi havanın son durumunu raporlayacak bir balıkçı, askeri konvoyun geçişini ve istikametini bildirecek bir milis, askeri tesisin tabelasını fotoğraflayan bir casus açık kaynaklardaki bilgiyi çeşitli yöntemlerle edinebilirler. 3 Tüm bu açıklamalardan sonra bir bilginin açık kaynak bilgisi olduğunu söyleyebilmemiz için aşağıdaki şartlardan en azından birkaçının varlığı aranır: 1-Elde edilmesine yönelik olarak hissedilir bir karşı koymanın (İKK) olmaması gerekir. 2-Bilgiye çoğunlukla bedelsiz ya da çok az bir bedelle ulaşılabilir olmalıdır. 3-Bilgi, elde etmek isteyen herkes tarafından kolaylıkla elde edilebilmelidir. 4-Bilginin korunması, sakınılması yahut saklanması sözkonusu olmamalıdır. 5-Basılı olabileceği gibi bir kokteyl, resepsiyon veya yemekte uluorta konuşulan  bilgiler de olabilir. 6-Bilginin gizlilik derecesi klasmanına sokulamazlar. (Gizli, Çok Gizli vd. olarak derecelendirilmezler.) 7-Çok genel olarak; politika, endüstri, tarım, ulaştırma, hava şartları gibi konular hakkında bilgi sağlanır. Tüm bunlara karşın yukarıda sayılanların istisnaları da yok değildir. Örneğin; Suriye’de muhaliflerin gücü hakkında bilgi edinebilmek için televizyon karşısında oturulan yerden elde edilebilecek bilgiler; muhaliflerin sayıları ve güç potansiyeli (İlk başlarda slogan atan kalabalıklar halinde iken konvansiyonel silahlı mücadeleye varılmıştır.) ile kullandıkları silahları ve eylem kapasiteleridir. (Kaleşnikof gibi konvansiyel silah kullanımı, Shebba tarafından evlerin bodrum katlarında yapılan aramalar sonrası basına gösterilen roketatar mermileri, el bombaları ile bir tankın mayınlanması ve üç kez değişik istihbarat merkezine saldırı düzenlenmesi gibi.) Sözkonusu bilgilerin tamamına muhalif güçler tarafından internet ortamına aktarılan görüntülerden ve iktidarı elinde bulunduranların yayınladıklarıyla televizyon ekranlarına yansımalardan anlaşılmaktadır. Buraya kadar görülenler açık kaynaklardan alınan açık bilgilerdir. Bunun bir adım ötesi Suriye’ye gidip yaşananları bizzat gözlerinizle görmektir ki bu da bir açık kaynaktır çünkü yaşananlar yukarıda sayılanların paralelinde elde edilebilecektir. Ancak bu aşamada Suriye Muhaberatı’nın istihbarata karşı koyma faaliyetiyle karşılaşabilirsiniz ki bu da açık bilginin elde edilmesini zorlaştırdığından bilgi artık kapalı ya da yarı açık hale gelmiş olur. Bu noktada Batılı gazetecilerin detaylı görüntüler ve bilgiler almakta zorlanmaları hatta habercilik çalışmalarının hayatlarına malolabilmesi açısından bilginin artık açık bilgi olmaktan çıkmasından bahsedilir. Bilginin elde edilmesine yönelik olarak askeri operasyonların yapıldığı şehirlere girişlerin kontrollü gerçekleşmesi, Suriye güvenlik güçlerinin izni veya onayı olmaksızın görüntüler alınması ve röportajların yapılamaması bilginin elde edilmesine dair mukavemet faktörünün varlığını ortaya çıkarır ve artık açık kaynaklardan bilgi temin etmekten çıkılmış olur. 2 Açık Kaynak İstihbaratı  Açık kaynak ile kasdedilen gazete, dergi, kitap, broşür, veri tabanları, internet, CD rom veya ikili görüşmeler sırasında elde edilenler de dahil olmak üzere kamunun kullanımına açık olan her türlü veri, haber, bilgidir. [2] Açık Kaynak İstihbaratı; internet, gazete, televizyon gibi açık kaynaklarda yeralan ve herkes tarafından temin edilmesi mümkün olan bilgilerin istihbarat amaçlı olarak kullanılmasına verilen isimdir. [3] Açık kaynak istihbaratına kısaca; açık kaynaklarda bulunan açık bilgilerin işlenerek istihbarat haline dönüştürülmesidir denebilir. Açık bilgi elde edildikten sonra anlamlandırılmaz ya da istihbarat haline dönüşmez ise OSINT’ten bahsedilemez. Suriye örneği üzerinden devam edecek olursak; muhaliflerin şehir çatışmalarında -Denk olmayan güç kullanımıyla- bastırılmış olması, muhaliflerin silahlı güçlerinin kırsala çıkmaya ve buralarda kurduğu kamplarda mevzilenmesi Beşşar Esad’ın şu an için ayaklanmayı bastırdığı ve muhalifleri dışarılara püskürttüğü anlamına gelir. Buradan da Beşşar Esad’ın daha da zaman kazandığı, kontrolü bir süreliğine daha ele aldığı, şu ana kadar diplomatik veya başka yollarla yapılanların boşa çıktığı, başka türlü müdahaleler yapılması gerektiği gibi sonuçlar elde edilir. OSINT, bu bilgileri temin etmiş ve bu doğrultuda yorum getirmişse üzerine düşeni yapmıştır denir. Bu noktadan sonra mesela; insani yardım amaçlı hava koridorlarının açılması karar vericilerin inisiyatifindedir. OSINT’ın maddi olarak ucuz olması, genelde kolay ulaşılabiliyor olması onun avantajlı yanlarını teşkil ederken bazı bilgilere OSINT ortamında ulaşılamayacak olması (Gizli faaliyetler, terörizm, organize suçlar vd.) bahsekonu kaynakların zayıf yönünü teşkil etmektedir. Açık Kaynak İstihbaratı’nın çeşitlenerek zenginleşmesinin en büyük nedenlerinden birisi internet ve sosyal medya araçlarının kullanımının yaygınlaşması olmuştur. Gerçekten de dünyanın gelmiş ve gelecek en büyük kütüphanesi olarak kabul edilebilecek Google başta olmak üzere sosyal medyanın yaygınlaşması; muazzam bir bilgi sirkülasyonunu, transferini ve  üretimini sağlamıştır. Google Earth harita bilgisi hakkında muazzam imkanlar sunmaktadır. Araçlar için geliştirilen yer gösterme ve bulma cihazları da önemli birer açık kaynak haline dönüşmüştür. Öte yandan blog ve mikro blog (Twitter) gibi vasıtalarla bilginin kişisel yorumlanması süreçleri sağlanmakta, You Tube aracılığıyla da bilgi resmedilmektedir. Görüldüğü gibi açık kaynaklar bilginin temini aşamasına kadar bilginin kullanıcısına bilginin çeşitlendirilmesi, detaylandırılması, yorumlanması, görüntülendirilmesi ve nihayet iletilmesi işlevlerini görmektedir. Nihai kertede kullanıcıya bilgiyi sarfetme lüksü veya inisiyatifi kalmaktadır. Açık Kaynak İstihbaratı ve Düşünce Kuruluşları (Think-Tank’lar) Üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve özellikle düşünce kuruluşları istihbarat kuruluşlarının olağanüstü faydalı açık kaynak bilgileri devşirdiği merkezlerdir. Özellikle stratejik araştırma merkezleri/düşünce kuruluşları devlet ile sivil toplum arasında gri bir alanda konumlanmakta ve çoğu zaman kaliteli stratejik bilgi üretmektedirler. Bir İngiliz subayın bir Rus subaya, bir Fransız diplomatın bir Çinli diplomata, bir Alman istihbaratçının Ukraynalı bir istihbaratçıya söyleyemeyeceği görüşlerini/analizlerini aynı ulusların stratejik araştırma merkezi çalışanları birbirleri ile rahatlıkla paylaşabilirler. [4] Think-Tank’ların hatırı sayılır bir geçmişinin -Maalesef- bulunmadığı ülkemizde bu anlamda ilk düşünce kuruluşu 1999 yılında gerçekleşmiştir. Son yıllarda yıldızı parlamaya başlayan düşünce kuruluşları da artık hatırı sayılır ölçüde açık kaynakları kullanarak bilgi toplamakta ya da üretmekte ve sonrasında bu bilgileri sunmaktadırlar. Bastırdıkları periyodik yayınlar (Dergi, Bülten, Etütler, Kitaplar vd.), düzenledikleri panel, oturum, konferanslar, internet siteleri, sosyal medya araçları ile ya da bizzat uzmanları vasıtasıyla televizyonlarda yaptırdıkları değerlendirmeler ile açık kaynakları kullanarak ve besleyerek elde ettikleri bilgileri paylaşmaktadırlar. Bilgilerin istihbarat haline dönüştürülmesi konuyla ilgilenenler için uygun bulunduğunda alınır ve kullanılırlar. Wikileaks belgeleri açık kaynak istihbaratına dair ciddi sayılabilecek doneler vermiştir. Wikileaks belgelerindeki bilgilerin bir kısmı diplomatların kokteyl, resepsiyon, yemek vb. günlerde bir diğer diplomatla yaptıkları ve yarı açık kaynak olarak nitelendirilebilecek görüşmelerden elde ettiği bilgilerden ibarettir. Ülkemizde birçok Think-Tank kuruluşu da Wikileaks belgelerini sitelerinden yayımlamışlar, birçok insan da bu kanaldan belgelerin içeriğine ulaşabilmiştir. Bir istihbaratçının bir kurumdan bir bilgiyi talep etmesi ile bir Think-Tanker’ın aynı kurumdan bilgi talep etmesi arasında çok büyük fark vardır. Halbuki bilginin içeriği aynıdır. İstihbaratçı talep ettiğinde başka bir içerik, Think-Tanker talep ettiğinde başka içerik bulunmamaktadır. Bilgi değişmemektedir. Ancak aynı bilginin bir istihbaratçı tarafından talep edilmesi o bilgiye olan dikkati ve ilgiyi arttırır. Halbuki Think-Tank yetkilileri ellerindeki think tank kartı ile dikkat çekmeden sözkonusu bilgiyi toplayabilirler. Bunların da ötesinde bir istihbarat servisi tarafından Think-Tank kurulması ve bu Think-Tank’ın güdümlü veya gölge olarak hareket etmesi de mümkündür. Devletlerin resmi ideolojileri doğrultusunda bir açık kaynak olan televizyon kanallarını kullandıkları da bilinmektedir. SSCB dönemi TAS ajansı bunun bir örneği idi.  Bazı Amerikan ve Fransız haber ajansları ve Think-Tank’lar güdümlü çalışan kuruluşlara örnektirler. Bir Think-Tank kuruluşu uzmanlık alanı olarak spesifik bir konuyu seçmiş olsa bile alt başlıklar mutlaka istihbaratın ilgisini çekecektir. Örneğin; AB konusunda uzmanlaşmayı hedeflemiş bir Think-Tank’ın alt başlıkları ilgili ülkelerin ekonomileri, parlamenter sistemleri, nüfus, sosyal yaşam, savunma sistemleri, tarım politikaları gibi birçok konu bir istihbarat servisinin ilgisini çekebilir. Örneğin; illegal bir örgütün AB ülkelerindeki uzantıları, gelir kaynakları, var ise propaganda faaliyetleri, radyo-tv faaliyetlerinde derinleşebilmek için sözkonusu birliğin yabancılara tanıdığı fırsatlara, özgürlüklere inmek gerekir. Aksi halde propaganda amaçlı faaliyetlerin bu ülkelere tarafından neden engellenmediğini, kısıtlanmadığını araştırmak, uzun süre boşuna zaman geçirmek demektir. Oysa ki birliğin hukuk sistemini inceleyerek kamuoyuna sunan ya da bunu bir sipariş olduğu üzere kamuoyuna yansıtmadan yapan bir Think-Tank olumlu bir gayret göstermiş olur. Sonuç İstihbaratın yüzde 60-80’inin açık kaynaklardan elde edildiği bilinmektedir. Ancak kolay elde edilebilir olması açık bilginin bazen küçümsenmesine de neden olabilmektedir. Görüldüğü gibi OSINT’ten yararlanılmaması, ihmal edilmesi, takip edilmemesi gibi bir durum sözkonusu olamayacaktır. Kaynakça [1] http://en.wikipedia.org/wiki/Open-source_intelligence [2]İstihbarat Teorisi, Prof.Dr. Ümit ÖZDAĞ, Sayfa:337 [3]21. Yüzyılda Güvenlik ve İstihbarat, Dr.Sait YILMAZ, Sayfa:126 [4]a.g.e. Prof.Dr.Ümit ÖZDAĞ Sayfa:338   Kaynak: ORSAM http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3365
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış